Rehber Öğretmen Hasan Şener, 2026 YKS yerleştirme sonuçlarını değerlendirerek adayların tercih eğilimlerinden ek yerleştirme sürecine kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Devlet üniversitelerinde doluluk oranı yükseldi
Şener’in değerlendirmelerine göre, 2026 YKS’de devlet üniversitelerindeki kontenjanların yüzde 98,8’i doldu. Böylece boş kalan kontenjan sayısında önceki dönemlere kıyasla önemli bir azalma yaşandı.
Sayısal puan türünde aynı ya da benzer netleri yapan aday sayısındaki artışın puanları etkilediğini belirten Şener, özellikle 360 puan ve üzerindeki aday grubunda yoğunlaşma yaşandığını ifade etti. Bu durumun bazı bölümlerin taban başarı sıralamalarında değişikliklere neden olduğunu aktardı.

Yapay zekâ ve mühendislik bölümlerine yoğun ilgi
Bu yıl adayların tercih listelerinde teknoloji odaklı bölümlerin öne çıktığını belirten Şener, yapay zekâ, bilgisayar ve yazılım mühendisliği programlarının dikkat çektiğini söyledi.
Yeni açılan yapay zekâ, siber güvenlik ve veri bilimi alanındaki programların da adaylardan yoğun talep gördüğünü ifade eden Şener, Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği gibi bölümlerin yüksek doluluk oranlarına ulaştığını belirtti.
Tıp ve Diş Hekimliği gibi bölümlerde ise başarı sıralamalarının daha istikrarlı olduğunu aktaran Şener, sağlık sektöründeki istihdam olanaklarının Hemşirelik gibi programlara yönelik ilgiyi de desteklediğini kaydetti.
Eşit Ağırlıkta YBS öne çıktı
Eşit Ağırlık puan türünde Yönetim Bilişim Sistemleri (YBS) bölümünün dikkat çeken tercihler arasında yer aldığını belirten Şener, teknoloji ile işletme alanlarını bir araya getiren programın adayların ilgisini çektiğini söyledi.
Hukuk ve Psikoloji bölümlerine yönelik talebin de devam ettiğini ifade eden Şener, özellikle Hukuk için uygulanan başarı sırası şartının tercih sürecinde belirleyici olduğunu dile getirdi.
Sözel puan türünde Özel Eğitim Öğretmenliği ve Gastronomi gibi bölümlerin öne çıktığını aktaran Şener, ön lisans programlarında ise İlk ve Acil Yardım, Tıbbi Sekreterlik ve Bilgisayar Programcılığı gibi bölümlerin tercih edildiğini söyledi.
“Adaylar daha temkinli tercihler yaptı”
Adayların bu yıl tercih listelerini hazırlarken daha kontrollü hareket ettiğini belirten Şener, birçok öğrencinin kendi başarı sıralamasının altında yer alan ve yerleşme ihtimali daha yüksek programlara yöneldiğini ifade etti.
Bu yaklaşımın yerleştirme oranlarının yükselmesinde etkili olduğunu belirten Şener, adayların risk almaktan kaçındığı bir tercih döneminin geride kaldığını söyledi.
Ek tercih yapacak adaylara önemli uyarı
İlk yerleştirmede herhangi bir yükseköğretim programına yerleşemeyen adaylar için ek tercih dönemi yeni bir fırsat sunacak.
Şener, ek yerleştirme sürecinde adayların özellikle programların taban puanlarını dikkatle incelemesi gerektiğini belirtti. Merkezi yerleştirmede taban puanı oluşan bir programa ek yerleştirme yoluyla başvurabilmek için adayın puanının ilgili programın oluşan taban puanına eşit veya daha yüksek olması gerektiğini ifade etti.
Taban puanı oluşmayan ve boş kontenjanı bulunan programlarda ise ilgili puan türünden puanı hesaplanan adayların tercih yapabileceğini belirten Şener, başarı sırası şartı bulunan Tıp, Hukuk ve Mühendislik gibi alanlarda bu koşulların ek yerleştirmede de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Şener, ek tercih kılavuzunun yayımlanmasının ardından adayların boş kontenjanları kendi puan ve başarı sıralamalarıyla karşılaştırarak tercih listelerini oluşturmaları gerektiğini söyledi.
OBP konusunda yanlış bilinen noktaya dikkat çekti
Şener’in adaylara yönelik bir diğer uyarısı ise Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) konusunda oldu.
Bir programa yerleştiği halde kayıt yaptırmayan adayların, kayıt işlemini gerçekleştirmediği için sonraki yıl OBP’sinin etkilenmeyeceğini düşünmesinin doğru olmadığını belirten Şener, tercih listesine eklenen programların bu açıdan da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Buna karşılık tercih yapmasına rağmen herhangi bir programa yerleşemeyen adayların OBP açısından aynı durumla karşılaşmayacağını aktaran Şener, tercih döneminde bilinçli karar verilmesinin önemine dikkat çekti.
Ailelere de çağrı
YKS sonucunun ardından ailelerin yaklaşımının da öğrenciler açısından büyük önem taşıdığını belirten Şener, istediği sonucu elde edemeyen gençlerin baskı altına alınmaması gerektiğini söyledi.
Ailelerin öğrencileri suçlayıcı ifadeler yerine dinlemesi ve desteklemesi gerektiğini belirten Şener, sınav sonucunun bir gencin geleceğini tek başına belirlemediğini vurguladı.
Üniversiteye yerleşen öğrencilerin de yeni yaşamlarına hazırlanırken kendi sorumluluklarını üstlenmelerine fırsat verilmesi gerektiğini ifade eden Şener, ailelerin destekleyici olması ancak öğrencinin yerine karar vermemesi gerektiğini kaydetti.




