Pandeminin ardından aşı karşıtlığının özellikle eğitimli kesimler arasında da dikkat çekici biçimde yaygınlaştığını belirten Tosun, sosyal medyada ve farklı mecralarda dolaşıma sokulan yanlış bilgilerin toplum sağlığını tehdit ettiğini ifade etti. Tosun, “Ne yazık ki pandemiden sonra bu aşı karşıtlığı özellikle enteresan bir şekilde okumuş kesimde var. Ama ortada gezinen bilgilerin hepsi yalan. İşte ‘içinde cıva var’, ‘çip takıyorlar’ vesaire” sözleriyle, bilimsel temeli bulunmayan iddialara karşı uyarıda bulundu.
Çocukların aşılanma oranları yüzde 95’in altına geriliyor
Çocukluk çağında uygulanan aşıların yalnızca bireysel koruma sağlamadığını, aynı zamanda toplumun bulaşıcı hastalıklara karşı sahip olduğu bağışıklığın korunmasında da önemli rol oynadığını vurgulayan Tosun, aşılama oranlarının giderek düşmesinin ilerleyen dönemde ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret etti. Türkiye’nin geçmişte bazı bulaşıcı hastalıklarla mücadelede önemli başarılar elde ettiğini hatırlatan Tosun, “Şu an aşılama oranları giderek düşüyor. Türkiye çiçeği mesela tamamen elimine etti. Ama böyle giderse yakında bu bulaşıcı hastalıklar tekrar ortaya çıkacak. Şu an bizim yüzde 95’in altına doğru geliyor” dedi.
“Aile hekimlerimiz aileleri yakından takip ediyor”
Aşılama oranlarının düşmesi üzerine sağlık çalışanlarının sahada ailelere ulaşmak için yoğun çaba gösterdiğini belirten Tosun, özellikle aile hekimleri ve ilçe sağlık müdürlüklerinin çocukların aşı takvimlerinin tamamlanması konusunda aileleri yakından takip ettiğini söyledi. Sağlık ekiplerinin aileleri telefonla aradığını ve çocukların eksik aşılarının tamamlanması için bilgilendirme yaptığını aktaran Tosun, “Bizim arkadaşlarımız sağ olsun hem sahada, aileleri, aile hekimlerimiz, ilçe sağlık müdürlüklerimiz çok ciddi şekilde takip ediyor. Arıyorlar. Yani neredeyse yalvarır derecesinde aşılarını yaptırmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
“İş işten geçmeden hep beraber hareket etmeliyiz”
Aşılanma oranlarının daha da gerilemesi halinde toplumun bulaşıcı hastalıklara karşı kazandığı bağışıklığın yeniden oluşturulmasının uzun yıllar alabileceği uyarısında bulunan Tosun, bu nedenle önleyici sağlık hizmetlerinde zaman kaybedilmemesi gerektiğini söyledi. Aşı konusunda doğru bilginin topluma ulaştırılmasının yalnızca sağlık çalışanlarının sorumluluğunda olmadığını belirten Tosun, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve basının birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Tosun, “Bu aşı karşıtlığının karşısına Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, basın hep beraber durup bunun önüne geçmemiz lazım. Çünkü bu oranlar düştükten sonra yeniden yakalamak, o bağışıklığı yeniden sağlamak yıllar sürecek. Onun için bu süreyi kaybetmeden hep beraber insanları uyarıp bir şekilde ikna etmemiz lazım” diye konuştu.




