Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında tercih sürecinin sona ermesiyle birlikte üniversite adaylarında yerleştirme sonuçları heyecanı başladı. Öğrenciler tercih ettikleri bölümlere yerleşip yerleşemeyeceklerini beklerken, bu süreçte ailelerin yaklaşımı da büyük önem taşıyor.
Rehber öğretmen Hasan Şener, YKS’nin ardından öğrencilerin ve ailelerin yaşayabileceği süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, özellikle sonuçların açıklanmasının ardından ortaya çıkabilecek hayal kırıklıkları konusunda ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.
“Sınav sonucu öğrencinin değerini belirlemez”
Öğrencilerin sonuç ekranında bekledikleri sonucu görememeleri halinde yaşayacakları hayal kırıklığının doğal olduğunu belirten Şener, ancak sınav sonucunun öğrencinin zekâsını, değerini ya da gelecekteki başarısını belirleyen bir ölçüt olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Şener, “O ekranda gördüğünüz sayı, sizin zekânızı, değerinizi veya gelecekteki başarınızı belirleyen bir sınır değil; bir yılın sonunda, o günkü sınav performansınızın bir fotoğrafı” ifadelerini kullandı.
Tek bir sınavın hayatın tamamını belirlemediğine dikkat çeken Şener, öğrencilerin istedikleri sonuca ulaşamamaları halinde bunun bir son olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Bu bir son değil, sadece rotayı yeniden hesaplama anıdır” dedi.

Ailelere “sığınak olun” çağrısı
Yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından ailelerin çocuklarına karşı yaklaşımının da büyük önem taşıdığını vurgulayan Şener, öğrencilerin sınav süreci boyunca zaten ciddi bir baskı altında kaldığını ifade etti.
Ailelerin sonuç ne olursa olsun çocuklarına destek olması gerektiğini belirten Şener, “Ailelerin bu süreçte yapacağı en büyük iyilik, evlatlarına ‘Seni sınav sonucun için değil, sen olduğun için seviyoruz’ duygusunu hissettirmektir” dedi.
Şener, sonuç günü ailelerin yargılayıcı bir tutum yerine öğrencinin kendisini güvende hissedeceği bir ortam oluşturması gerektiğini belirterek, ilk tepkinin eleştiri değil destek olması gerektiğini söyledi.
“Bu cümlelerden kaçının”
Çocuğunun istediği bölüme yerleşememesi halinde ailelerin bazı ifadelerden özellikle kaçınması gerektiğini belirten Şener, “Biz senin için bu kadar imkân sağladık, karşılığı bu mu oldu?”, “Zaten yeterince çalışmıyordun, belliydi böyle olacağı” ve “Bizim yüzümüzü kara çıkardın” gibi cümlelerin öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler bırakabileceğini söyledi.
Bu tür ifadelerin öğrencide suçluluk ve yetersizlik duygusunu artırabileceğini dile getiren Şener, bunun yerine ailelerin çocuklarına destekleyici bir dille yaklaşması gerektiğini ifade etti.
Şener, ailelerin çocuklarına, “İstediğimiz gibi olmadı, farkındayız ve üzgünsün. Ama biz seninle gurur duyuyoruz ve bir sonraki adımda ne yapacaksak birlikte yapacağız” mesajını vermesinin daha doğru olacağını kaydetti.
“Komşunun çocuğuyla kıyaslamayın”
YKS sonrasında ailelerin yaptığı en önemli hatalardan birinin de öğrencileri başka gençlerle kıyaslamak olduğunu belirten Şener, “Komşunun çocuğu şu bölümü kazandı” gibi ifadelerin öğrencinin özgüvenini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.
Her öğrencinin öğrenme hızının, ilgi alanlarının, yeteneklerinin ve psikolojik dayanıklılığının farklı olduğunu belirten Şener, “Kıyaslama, bir gencin özgüvenine ve potansiyeline yapılmış en büyük haksızlıktır” dedi.
Ailelerin başkalarının çocuklarına değil, kendi çocuklarının gelişimine odaklanması gerektiğini vurgulayan Şener, öğrencinin dünkü haliyle bugünkü hali arasındaki gelişimin esas alınması gerektiğini ifade etti.
“Tercihte öğrencinin isteği ön planda olmalı”
Üniversite tercihlerinde öğrencinin kendi isteğinin ve özgür iradesinin ön planda tutulması gerektiğini belirten Şener, ailelerin ise karar vermek yerine rehberlik eden bir rol üstlenmesinin daha doğru olduğunu söyledi.
Ailelerin deneyimlerinin ve görüşlerinin önemli olduğunu ancak üniversite eğitimini alacak ve seçtiği mesleği yapacak kişinin öğrenci olduğunu belirten Şener, ailelerin çocuklarının ilgi, yetenek ve hedeflerini dikkate alması gerektiğini ifade etti.
Şener, ailenin isteğiyle öğrencinin istemediği bir bölüme yönelmesinin ilerleyen yıllarda bölüm değiştirme veya meslek hayatında mutsuzluk gibi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekerek, gençlerin kendi seçtikleri yolda ilerlemelerinin önemini vurguladı.
Yerleştirme sonuçlarının açıklanmasını bekleyen öğrencilere ve ailelerine mesaj veren Şener, sonuç ne olursa olsun bunun bir son olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, ailelerin çocuklarının yanında olması ve onların geleceğine ilişkin kararları birlikte değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.





