Bir süredir evliliklerinde sorun yaşayan çift, karşılıklı olarak boşanma davası açtı. Taraflar mahkemede birbirleri hakkında çeşitli iddialarda bulundu.

Erkek eş, evlilik sürecinde eşinin kendisine kötü davrandığını, hakaret ettiğini ve kendisini aşağıladığını ileri sürdü. Kadın eş ise kocasının kendisine karşı küçümseyici tavırlar sergilediğini, yaptığı yemekleri beğenmediğini ve onur kırıcı sözler söylediğini belirtti.

Dava dosyasına yansıyan ifadelerde, kadının eşine yönelik bazı hakaret içerikli sözleri ile erkeğin eşine “yemeklerin kötü, yemeklerin zehirli, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz” şeklindeki ifadeleri değerlendirildi.

Aile Mahkemesi, her iki tarafın da kusurlu davranışlarda bulunduğuna ancak erkeğin, eşinin emeğini küçümseyen ve kişilik haklarına zarar veren sözleri ile ayrıca evin mutfak ihtiyaçlarını yeterince karşılamaması nedeniyle daha ağır kusurlu olduğuna karar verdi.

Mahkeme, çiftin boşanmasına hükmederken kadın lehine nafaka ve maddi-manevi tazminata karar verdi. Karara yapılan itirazın ardından dosya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelendi. Bölge Adliye Mahkemesi de erkeğin ağır, kadının ise daha az kusurlu olduğu yönündeki değerlendirmeyi yerinde buldu.

Hakkâri’de korkutan kaza: Arazöz suya uçtu, 3 yaralı
Hakkâri’de korkutan kaza: Arazöz suya uçtu, 3 yaralı
İçeriği Görüntüle

Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise yerel mahkeme kararını onadı. Kararla birlikte, eşlerin birbirlerine yönelik küçük düşürücü ve hakaret içeren sözlerinin boşanma davalarında kusur değerlendirmesinde önemli bir unsur olduğu bir kez daha ortaya konuldu.

Kaynak: İHA