Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmayla ilgili ailesinin avukatları tarafından Van’da basın toplantısı düzenlendi. Elite World Van Hotel’de gerçekleştirilen toplantıya DEM Parti Van milletvekilleri Gücan Kaçmaz Sayyiğit ile Gülderen Varlı, il yöneticileri ile çeşitli sendika, meslek örgütü ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılım sağladı.
Toplantıda konuşan Rojin Kabaiş ailesinin avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleş, soruşturma dosyasının henüz tüm yönleriyle aydınlatılmadığını savundu. Avukat Abdurrahman Karabulut, dosyada Rojin’in intihar ettiğini kesin olarak ortaya koyan bir verinin bulunmadığını ileri sürerek, olayın bütün ihtimaller üzerinden ele alınması gerektiğini söyledi.
"Bardakçı’daki hareketlilik araştırılsın"
Rojin’in kaybolduğu gün Bardakçı bölgesinde yaşanan hareketliliğe dikkat çeken Karabulut, bölgedeki araç ve deniz taşıtlarının ayrıntılı şekilde incelenmesini talep etti.
10 Temmuz itibarıyla 7 bin 353 deniz aracının tespit edildiğini belirten Karabulut, bunlardan 214’ünün Bardakçı bölgesine giriş yaptığını söyledi. Bu araçların sürücülerine ait telefon kayıtlarının incelenmesinin olayın aydınlatılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Bölgede saat 19.45 sıralarında görüldüğü belirtilen beyaz renkli araç üzerinde de durduklarını aktaran Karabulut, bu araçla birlikte toplam 12 aracın araştırıldığını belirtti.
Karabulut, Rojin’e ait olduğu belirtilen son ve ilk siluet görüntülerinin zamanlamasına da dikkat çekerek, genç kadının bölgeye kendi isteğiyle mi gittiği, yoksa başka bir şekilde mi götürüldüğü yönündeki ihtimallerin araştırılması gerektiğini savundu.

"DNA ve telefon kayıtları için kapsam genişletilsin"
Soruşturma kapsamında bazı kişilere ait DNA örneklerinin alındığını ancak yapılan incelemelerde eşleşme bulunmadığını belirten Karabulut, çalışmanın bununla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.
Dosyada yer alan bazı tutanaklarda aile ve yakın çevreye yönelik çeşitli iddiaların bulunduğunu ifade eden Karabulut, bu iddiaların da somut veriler üzerinden araştırılmasını istedi. Bu kapsamda DNA sonuçlarının yanı sıra HTS ve baz istasyonu kayıtlarının ayrıntılı biçimde incelenmesi talebinde bulundu.
"İHA ve SİHA görüntüleri de dosyaya dahil edilsin"
Arama çalışmalarında kullanılan İHA ve SİHA’lara ait kayıtların da soruşturma açısından önemli olduğunu belirten Karabulut, söz konusu hava araçlarının olay günü hangi güzergahlarda ve hangi alanlarda görüntü aldığına ilişkin kayıtların tamamının incelenmesini istedi.
Karabulut, bölgenin havadan görüntülenmesine ilişkin kayıtların olayın seyri konusunda yeni bilgiler ortaya çıkarabileceğini ifade etti.
"Sosyal medya hesapları için META’dan veri istensin"
Soruşturmanın dijital boyutuna da değinen Karabulut, Rojin Kabaiş’in sosyal medya hesaplarına ilişkin META kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini söyledi.
Rojin’in kaybolmadan önceki dijital hareketlerinin araştırılmasının olayın öncesine ilişkin önemli bilgiler sağlayabileceğini belirten Karabulut, sosyal medya verilerinin soruşturma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
"Bölgedeki şüpheli geçmişler de araştırılsın"
Karabulut, Rojin’in kaybolduğu Bardakçı ve Mollakasım bölgelerinde daha önce cinsel suçlarla bağlantısı bulunan kişilerin de araştırılmasını istedi.
Bölgede bulunan kişilerin geçmiş kayıtlarının incelenerek soruşturma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karabulut, olay günü bölgedeki tüm hareketliliğin ayrıntılı şekilde ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çekti.
" Üniversite yönetimine tepki "
Basın toplantısında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yönetimine yönelik eleştiriler de gündeme geldi.
Rojin Kabaiş’in üniversite öğrencisi olduğunu hatırlatan Karabulut, üniversite yönetiminin soruşturma sürecindeki tutumunu eleştirdi. Bazı taleplerinin karşılanmadığını belirten Karabulut, üniversitenin olayın aydınlatılması konusunda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savundu.
" Adli Tıp raporuna ilişkin eleştiri "
Kabaiş’in ölümüne ilişkin Adli Tıp raporunun hazırlanma süresine de değinen Karabulut, raporun gecikmesinin soruşturma açısından soru işaretlerine neden olduğunu söyledi.
Rojin’in bedeninde tespit edildiği belirtilen bir maddenin kas gevşetici niteliğinde olduğunu ileri süren Karabulut, söz konusu maddenin vücuda nasıl alındığı, miktarı ve etkisinin ne kadar sürdüğünün araştırılması gerektiğini belirtti. Karabulut, bu kapsamda Halis Tokgözfen’in de araştırılmasını talep etti.
" Dosyanın JASAT ve Cinayet Büro tarafından incelenmesi istendi "
Soruşturmanın farklı uzmanlık birimleri tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Karabulut, dosyanın Ankara JASAT’a gönderilmesini istediklerini ancak bu taleplerinin kabul edilmediğini açıkladı.
Karabulut ayrıca dosyanın Cinayet Büro tarafından da değerlendirilmesini talep ettiklerini belirterek, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için farklı birimlerin imkanlarından yararlanılması gerektiğini söyledi.
" Telefon ve sahildeki eşyalar yeniden incelensin "
Olay yerinden elde edilen materyallerin de soruşturma açısından önem taşıdığını belirten Karabulut, Rojin’e ait telefon ve kulaklığın yanı sıra sahilde bulunduğu belirtilen kek üzerinde parmak izi incelemesi yapılmasını istedi.
Van’a giriş ve çıkış yapan personelin belirlenmesine yönelik taleplerinin de bulunduğunu ifade eden Karabulut, bu konuda henüz kendilerine yanıt verilmediğini söyledi.
Avukatlar, Rojin Kabaiş’in ölümünün aydınlatılması için soruşturmanın tek bir ihtimal üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek, dosyada bulunan tüm delillerin yeniden ve birbirleriyle bağlantılı şekilde değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Baba Nizamettin Kabaiş: “Ben 54 yaşındayım, ne gördüysem onu söylüyorum”
Toplantıda söz alan Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş ise soruşturma sürecine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Kabaiş, kızının otopsisi sırasında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü’nün otopsi salonuna girdiğini ve yaklaşık 8 saat boyunca bölgede kaldığını öne sürdü.
Rektörün bu süre içerisinde savcıyla özel bir odada görüştüğünü de iddia eden Kabaiş, açıklamalarını herhangi bir kişi ya da kurumla kişisel bir husumeti bulunmadığını belirterek yaptığını söyledi.
Kabaiş, “Ben 54 yaşındayım. Ne görmüşsem onu söylüyorum. Kimseyle düşmanlığım yok. Herhangi bir kurumla derdim yok. Herhangi bir şahısla derdim yok. Sadece benim evladımın başına ne geldi? Kim katletti? Kim delilleri karartıyor?” ifadelerini kullandı.
Üniversite yönetiminin soruşturma sürecindeki tutumunu da eleştiren Kabaiş, Rektörün gazetecilerin çalışmalarını engellediğini ve öğrencilerin protestoları sırasında üniversiteye emniyet güçlerinin çağrıldığını ileri sürdü.
Kabaiş, Rektör hakkında Adalet Bakanlığı tarafından soruşturma başlatılması gerektiğini savunarak, kızının ölümünün aydınlatılması konusunda üniversite yönetiminin daha fazla çaba göstermesi gerektiğini dile getirdi.
Rojin için atılacak daha güçlü adımların soruşturmanın seyrini değiştirebileceğini belirten Kabaiş, “Rojin için tek bir adım ileri atsaydı, ‘Biz katilleri beraber bulalım’ deseydi bugün bunlar bile olmazdı” dedi.

Rojin Kabaiş dosyasını gönüllü olarak takip eden Avukat Şahin Can Güleç’de dosyanın aydınlatılması için yaptıkları başvuruların ve savcılık tarafından yürütülen araştırmaların takipçisi olacaklarını belirtti.





