Yaklaşık 10 yıldır geliştirilen bahçede lavanta, adaçayı, kekik, melisa, nane, ekinezya, sarı kantaron, papatya, limon otu, civanperçemi ile çok sayıda tıbbi, aromatik ve geofit bitkisi yetiştiriliyor. İlkbahardan sonbaharın sonuna kadar farklı dönemlerde çiçek açan bitkiler, bahçeyi yıl boyunca canlı tutuyor.
Van YYÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Tunçtürk, üniversitenin son yıllarda bölge tarımını destekleyen önemli projelere imza attığını belirterek, Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Geofit Bahçesi'nin hem üniversitenin hem de Van'ın önemli değerlerinden biri haline geldiğini söyledi.
Tunçtürk, bahçenin her yıl yaklaşık 3 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini ifade ederek, zengin bitki çeşitliliği, doğal kokuları ve genetik kaynaklarıyla dikkat çeken alanın eğitim, araştırma ve tanıtım açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Fakülte bünyesinde yalnızca tıbbi aromatik bitkilerle sınırlı kalmadıklarını belirten Tunçtürk, üniversitenin destekleriyle bin ağaçtan oluşan kapama meyve bahçesi ile 10 farklı meyve türünün yetiştirildiğini, ayrıca yaklaşık 5 dönümlük alanda üzüm bağı projesinin de sürdüğünü kaydetti. İlerleyen yıllarda bu alanlarda da hasat şenlikleri düzenlemeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Van YYÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lütfi Nohutçu ise bahçede yaklaşık 300 farklı bitki türünün aynı alanda incelenebildiğini belirterek, bunun önemli bir eğitim ve araştırma avantajı sunduğunu ifade etti.
Nohutçu, ziyaretçilerin bitkileri yalnızca görmediğini, birçok türün doğal kokusunu hissedebildiğini, uygun olan bitkileri yakından inceleyip tadabildiğini belirterek, bahçenin doğaseverlere farklı bir deneyim sunduğunu söyledi.
Bahçenin öğrenciler için uygulamalı eğitim merkezi olarak da hizmet verdiğini aktaran Nohutçu, staj yapan öğrencilerin tıbbi ve aromatik bitkiler ile geofit türlerinin yetiştiriciliği, bakımı, hasadı ve ekonomik değerleri konusunda uygulamalı eğitim aldığını ifade etti. Öğrencilerin üretim süreçlerini yerinde öğrenerek mesleki deneyim kazandığını vurgulayan Nohutçu, bu çalışmaların bölge tarımına nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine de katkı sağladığını belirtti.




