İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Muzaffer Keçeci, karın şişkinliğinin temel olarak organik ve fonksiyonel nedenlere bağlı olarak değerlendirildiğini belirtti. Hazımsızlık olarak da bilinen dispepsinin; yemek sonrasında şişkinlik, erken doyma, karın ağrısı ve zaman zaman bulantı gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini aktaran Keçeci, bazı şikâyetlerin altında gastrit, ülser, reflü, çölyak hastalığı veya mide-bağırsak sistemiyle ilgili daha ciddi hastalıkların bulunabileceğini ifade etti.

Fonksiyonel şişkinliklerde ise mide ve bağırsak hareketlerindeki düzensizliklerin öne çıktığını belirten Keçeci, özellikle hızlı yemek yeme, yeterince çiğnemeden yutma, ayakta yemek yeme ve aşırı miktarda beslenmenin şikâyetleri artırabileceğini söyledi.

Gece geç saatlerde yemek şikâyetleri artırabiliyor

Yemek alışkanlıklarının sindirim sistemi üzerindeki etkisine dikkat çeken Keçeci, özellikle yatmaya yakın saatlerde yemek yenilmemesini önerdi. Gece geç saatlerde yemek yemenin hem reflü şikâyetlerini artırabileceğini hem de sindirim sisteminin gece boyunca çalışmaya devam etmesine neden olabileceğini belirten Keçeci, yatmadan yaklaşık 3 saat önce yemek yemeyi bırakmanın uygun olduğunu kaydetti.

Aşırı yemek tüketiminin de sindirimi zorlaştırarak şişkinliğe neden olabileceğini ifade eden Keçeci, düzenli beslenme ve porsiyon kontrolünün önemine işaret etti.20260817Aw768924Stres sindirim sisteminin çalışma düzenini değiştirebiliyor

Karın şişkinliğinin her zaman doğrudan tüketilen yiyeceklerle ilişkili olmadığını belirten Keçeci, stresin de önemli bir etken olduğunu söyledi.

Yoğun psikolojik stres ve yorgunluk dönemlerinde mide-bağırsak hareketlerinin değişebileceğini belirten Keçeci, bu tür durumlarda yalnızca sindirim sisteminin hareketlerini düzenlemeye yönelik tedavilerin yeterli olmayabileceğini ifade etti. Gerekli görülen hastalarda psikiyatri ve psikoloji desteğinin yanı sıra stres yönetiminin de tedavi sürecinin bir parçası olabileceğini aktardı.

Keçeci ayrıca fazla kilo ve karaciğer yağlanmasının da sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirterek, kilo verme, düzenli egzersiz ve dengeli beslenmeyle bazı hastaların şişkinlik şikâyetlerinde azalma görülebildiğini söyledi.

Maden suyu tüketiminde hastalıklara dikkat edilmeli

Tansiyonunuz Normal Olsa Bile Dikkat! Uzmanından Tuz Uyarısı
Tansiyonunuz Normal Olsa Bile Dikkat! Uzmanından Tuz Uyarısı
İçeriği Görüntüle

Şişkinlik yaşayan kişilerin başvurduğu maden suyu ve sodaların ise herkes için aynı ölçüde uygun olmayabileceği uyarısında bulunan Keçeci, özellikle tansiyon, kalp veya böbrek hastalığı bulunan kişilerin dikkatli olması gerektiğini belirtti.

Maden sularının içerdiği sodyum ve farklı minerallerin bazı hastalar açısından sorun oluşturabileceğini ifade eden Keçeci, özellikle böbrek ve kalp hastalarının fazla tüketimden kaçınması gerektiğini söyledi. Herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan kişilerin ise aşırı yemek tüketimine bağlı gelişen geçici şişkinliklerde maden suyu tüketebileceğini belirtti.

Uzmanlar, tekrarlayan veya uzun süre devam eden karın şişkinliğinin yalnızca beslenme kaynaklı kabul edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Şikâyetlerin altında fonksiyonel bir sindirim sorunu mu yoksa tedavi gerektiren organik bir hastalık mı bulunduğunun belirlenmesi için hekim değerlendirmesinin önem taşıdığı belirtiliyor.

Kaynak: İHA