<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>TE CMS</title>
    <link>https://www.vanulusalajans.com</link>
    <description>TE CMS</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.vanulusalajans.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>TE CMS</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 22 Aug 2026 00:35:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan’da nefes kesen tatbikat]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/teknofest-mavi-vatanda-nefes-kesen-tatbikat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/teknofest-mavi-vatanda-nefes-kesen-tatbikat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan etkinlikleri kapsamında, Sualtı Taarruz (SAT) ve Sualtı Savunma (SAS) komandolarının aksiyon filmlerini aratmayan operasyonu damga vurdu. Heyecanlı anlara sahne olan operasyon tatbikatı yoğun ilgiyle izlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milli Savunma Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfının (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan, ikinci gününde de teknoloji ve denizcilik tutkunlarını ağırlamaya devam ediyor. Etkinlik kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı SAT ve SAS komandoları tarafından çeşitli senaryoların icra edildiği gösteriler düzenlendi. Senaryo gereği Karadeniz’de sürüklenen serseri mayın, insansız deniz aracı (İDA) ve şüpheli cisimler, helikopterden denize atlayan personel tarafından etkisiz hale getirildi. Farklı kurtarma operasyonlarının uygulandığı tatbikat, ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. Tatbikatla birlikte Deniz Kuvvetleri Komutanlığının operasyonel kabiliyetleri katılımcılara sergilendi. Bu anlar 7’den 70’e tüm vatandaşlar tarafından heyecanlı gözlerle takip edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/teknofest-mavi-vatanda-nefes-kesen-tatbikat</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/intro-resim-1300x693-1787309964615.jpg" type="image/jpeg" length="68796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzman açıkladı: Antidepresanlar gerçekten bağımlılık yapıyor mu?]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/uzman-acikladi-antidepresanlar-gercekten-bagimlilik-yapiyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/uzman-acikladi-antidepresanlar-gercekten-bagimlilik-yapiyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikiyatrist Yunus Akkeçili, "İlaçlara alışırım, bırakamam" düşüncesinin antidepresan kullanımıyla ilgili toplumda en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri olduğunu söyledi. Bu yanlış inanışların tedaviyi geciktirebildiğini belirten Uzm. Dr. Akkeçili, "Antidepresanlar bağımlılık yapan ilaçlar değildir. Bu ilaçlar hekim önerisi ve uygun şekilde kullanıldığında bağımlılık yapmaz." dedi, antidepresanlarla ilgili en yaygın yanlış inanışları ve doğruları sıraladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Acıbadem Kent Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Yunus Akkeçili, ruhsal hastalıklarda önceliğin doğru tanı ve kişiye özel tedavi planı olduğunu belirtti, her üzüntü ve kaygının ilaç tedavisi gerektirmediğini vurguladı. Akkeçili, sosyal medya ve çevreden edinilen yanlış bilgilerin profesyonel destek arayışını geciktirebildiğine dikkat çekerken, bilinenin aksine antidepresanların bağımlılık yapmadığını belirtti, şu bilgileri verdi: "Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre depresyon ve anksiyete bozuklukları, dünya genelinde en sık görülen ruhsal hastalıklar arasında yer alıyor. Depresyonun yaklaşık 280 milyon, anksiyete bozukluklarının ise 300 milyondan fazla kişiyi etkilediği bildiriliyor. Ruh sağlığına ilişkin farkındalığın artması ve damgalanmanın azalmasıyla birlikte daha fazla kişinin profesyonel destek araması, bu hastalıkların daha görünür hale gelmesini sağlıyor. Ancak antidepresan tedavileriyle ilgili yanlış bilgiler ve önyargılar, kişilerin tedaviye geç başvurmasına veya tedaviyi erken bırakmasına neden olabiliyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img alt="20260821Aw771560" class="detail-photo img-fluid" height="1067" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/20260821aw771560.jpg" width="1600" /></p>

<p></p>

<p>En yaygın yanlış inanış bağımlılık korkusu</p>

<p></p>

<p>Psikiyatrist Akkeçili, anksiyete bozuklukları, depresyon ve obsesif kompulsif bozukluk (OKB) gibi ruhsal hastalıkların günümüzde etkili şekilde tedavi edilebildiğini söyledi. Antidepresanlarla ilgili en yaygın yanlış inanışlardan birinin bağımlılık korkusu olduğunu ifade eden Doç. Dr. Akkeçili, şöyle konuştu: "En sık duyduğumuz cümlelerden biri ‘İlaçlara alışırım, bırakamam.’ oluyor. Oysa antidepresanlar bağımlılık yapan ilaçlar değildir. Bu ilaçlar kişinin kişiliğini değiştirmez, uyuşturmaz ya da zamanla sürekli daha yüksek doz gerektirmez. Tedavi süresi tamamlandığında hekim kontrolünde güvenli şekilde azaltılarak sonlandırılabilir."</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Ruhsal hastalıkların tek nedeni genetik değil"</p>

<p></p>

<p>Depresyon ve anksiyete bozukluklarının tek bir nedene bağlı gelişmediğini belirten Akkeçili, biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığını vurguladı. Aile öyküsünün bazı kişilerde biyolojik yatkınlığı artırabileceğini, ancak hiçbir ruhsal hastalığın yalnızca genetik nedenlerle ortaya çıkmayacağını kaydeden Uzm. Dr. Akkeçili, "Çocukluk yaşantıları, travmatik deneyimler, uzun süreli stres, sosyal destek eksikliği ve yaşam olayları da hastalığın gelişiminde önemli rol oynar. Bu nedenle her hastanın öyküsü kendine özgüdür ve tedavi planı da bu bütüncül değerlendirmeye göre oluşturulmalıdır."</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Her üzüntü ve kaygı antidepresan gerektirmez</p>

<p></p>

<p>Ruhsal yakınmaları olan her bireyin antidepresan kullanmasının gerekmediğini vurgulayan Akkeçili, tedavinin temelinin doğru tanı olduğunu söyledi. Üzüntü, kaygı, isteksizlik, uykusuzluk ya da stresin tek başına antidepresan başlanmasını gerektirmeyeceğini ifade eden Akkeçili, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p></p>

<p>"Bu belirtiler yaşamın doğal bir parçası olabileceği gibi farklı ruhsal ya da bedensel hastalıkların da belirtisi olabilir. Bu nedenle öncelikle bir psikiyatri uzmanı tarafından ayrıntılı değerlendirme yapılması, yakınmaların bir ruhsal hastalık kapsamında olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Tedavi kararı yalnızca belirtilerin varlığına göre verilmemelidir. Yakınmaların süresi ve şiddetinin yanı sıra kişinin günlük yaşamının ne ölçüde etkilendiği ve eşlik eden diğer tıbbi durumların da değerlendirilmesi gerekir. Psikiyatride temel yaklaşım önce doğru tanıya ulaşmak, ardından kişiye en uygun tedavi planını oluşturmaktır. Bazı kişiler için psikoterapi yeterli olabilirken, bazı hastalarda ilaç tedavisi önemli bir gereklilik haline gelebilir. En doğru tedavi, kişiye özel planlanan tedavidir."</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Antidepresanlar bilinçsiz kullanılmamalı"</p>

<p></p>

<p>Öte yandan antidepresanların yalnızca gerekli durumlarda ve hekim değerlendirmesi sonrasında başlanması gerektiğini vurgulayan Akkeçili, bilinçsiz kullanımın bazı riskler taşıyabileceğine dikkat çekti. Antidepresanların doğru tanı konulduğunda oldukça güvenli ve etkili tedavi seçenekleri olduğunu kaydeden Akkeçili, "Ancak uygun değerlendirme yapılmadan başlanmaları, altta yatan farklı bir ruhsal hastalığın seyrini olumsuz etkileyebilir. Örneğin bipolar bozukluk gibi bazı hastalıklarda yeterli değerlendirme yapılmadan antidepresan başlanması istenmeyen klinik sonuçlara yol açabilir. Ayrıca her ilaçta olduğu gibi antidepresanların da kişiye özgü yan etkileri ve diğer ilaçlarla etkileşimleri olabilir. Bu nedenle tedavi kararı mutlaka psikiyatri uzmanı tarafından verilmelidir." dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Kendinizi iyi hissetmeniz tedavinin bittiği anlamına gelmez"</p>

<p></p>

<p>Ruhsal hastalıklarda tedavinin yalnızca belirtilerin azalmasıyla sınırlı olmadığını belirten Akkeçili, kişinin kendisini iyi hissetmeye başlamasının ilacın hekim önerisi olmadan bırakılması anlamına gelmediğini söyledi. Pek çok hastanın kendisini iyi hissetmeye başladıktan sonra ilacı kendi kararıyla bırakabildiğini belirten Akkeçili, belirtilerin düzelmesinin, tedavinin tamamlandığı anlamına gelmeyeceğini ifade etti. Akkeçili, tedavinin ne kadar süreceğinin kişiye göre değiştiğini ve bu kararın mutlaka psikiyatri uzmanıyla birlikte verilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p></p>

<p>"Bazı ruhsal hastalıklarda psikoterapi ön plandayken, bazı durumlarda ilaç tedavisi önemli bir gereklilik haline gelebilir. Çoğu zaman ise bu iki yaklaşım birbirini tamamlar. Tedavi planı; hastalığın özellikleri, kişinin yaşam öyküsü, beklentileri ve bilimsel tedavi rehberleri birlikte değerlendirilerek oluşturulur."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/uzman-acikladi-antidepresanlar-gercekten-bagimlilik-yapiyor-mu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 21:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/images-3-25.jpg" type="image/jpeg" length="99856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalça kırığını önlemek mümkün: Uzmanlardan yaşlılara önemli tavsiyeler]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/kalca-kirigini-onlemek-mumkun-uzmanlardan-yaslilara-onemli-tavsiyeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/kalca-kirigini-onlemek-mumkun-uzmanlardan-yaslilara-onemli-tavsiyeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. Fatma Gülçin Özalp ve Prof. Dr. Erden Ertürer, kalça kırığını yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak görmemek gerektiğini vurguladılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>İleri yaşlarda basit bir düşme, kişinin hayatını aniden değiştirebiliyor. Kalça kırığı yalnızca kemiğin kırılması anlamına gelmezken; hareketliliği, bağımsızlığı ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebiliyor. Uzmanlar, kalça kırığının yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olmadığını, kemik ve kas sağlığının korunması, düşmelerin önlenmesi ve osteoporozun erken dönemde fark edilmesiyle kırık riskinin azaltılabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p></p>

<p>Liv Hospital Ulus İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Uzm. Dr. Fatma Gülçin Özalp, kalça kırığı riskinin değerlendirilmesinde yalnızca kemik yoğunluğuna odaklanılmaması gerektiğini belirterek, "Kalça kırığı riskini değerlendirirken kişinin kemik yapısının yanı sıra kas gücü, denge durumu, beslenmesi, kullandığı ilaçlar, görme sorunları ve yaşam alanındaki düşme riskleri de birlikte değerlendirilmelidir. Yaşlanma kaçınılmaz olsa da kırık riskini azaltmak için atılabilecek önemli adımlar vardır" dedi.</p>

<p></p>

<p>Liv Hospital Ulus Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Erden Ertürer ise kalça kırığının meydana gelmesi halinde hızlı değerlendirme ve uygun tedavinin önem taşıdığını belirterek, "Kalça kırığı, özellikle ileri yaşta hastanın hareketliliğini ve bağımsızlığını doğrudan etkileyebilen ciddi bir durumdur. Tedavide yalnızca kemiğin iyileşmesini değil, hastanın mümkün olduğunca kısa sürede yeniden ayağa kalkmasını ve günlük yaşamına dönebilmesini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Y 1-44" class="detail-photo img-fluid" height="1138" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/y-1-44.jpg" width="1600" /></p>

<p>"Kemiklerinizi kontrol ettirmeyi ertelemeyin"</p>

<p></p>

<p>Osteoporozun uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Uzm. Dr. Fatma Gülçin Özalp, kişinin kendisini sağlıklı hissetmesine rağmen kemik yoğunluğunun azalmış olabileceğini söyledi. Osteoporozun bazen ilk kez basit bir düşme sonrasında meydana gelen kırıkla fark edildiğini belirten Özalp, özellikle ileri yaşta kemik sağlığının ve toplam kırık riskinin düzenli olarak değerlendirilmesinin önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Daha önce kırık geçirmiş olmak, düşme öyküsü, ailede kalça kırığı bulunması, düşük vücut ağırlığı, sigara kullanımı veya uzun süreli kortizon tedavisi gibi faktörlerin kırık riskini artırabileceğini belirten Özalp, risk taşıyan kişilerin değerlendirmeyi geciktirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>"’Küçük bir düşmeydi’ deyip geçmeyin"</p>

<p></p>

<p>Ayakta durma yüksekliğinden veya daha düşük enerjili bir travmayla oluşan kırıkların, özellikle ileri yaşta, kemik kırılganlığının önemli bir göstergesi olabileceğini belirten Uzm. Dr. Özalp, "İleri yaşta basit bir düşme sonrasında kırık oluşması, kemiklerin kırılgan hale geldiğinin bir göstergesi olabilir. Bu nedenle kırığın tedavisinin ardından ‘Bu kemik neden kırıldı?’ sorusunun da yanıtı aranmalı ve yeni kırıkları önlemeye yönelik bir plan oluşturulmalıdır" dedi.</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Erden Ertürer de özellikle düşük enerjili travma ile meydana gelen kalça kırıklarının önemsenmesi gerektiğini belirterek, "Bazen hastalar basit bir düşme sonrasında oluşan kırığı yalnızca o an yaşanan travmaya bağlayabiliyor. Oysa ileri yaşta düşük enerjili bir travmayla meydana gelen kalça kırığı, kemik kalitesinin de değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli bir bulgudur" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Düşmeleri önleyin"</p>

<p></p>

<p>Kalça kırığının oluşmasında çoğu zaman iki önemli faktörün bir araya geldiğini belirten Uzm. Dr. Özalp, bunların zayıf kemik ve düşme olduğunu söyledi. Özellikle daha önce düşmüş yaşlılarda denge ve yürümenin değerlendirilmesi, görme sorunlarının düzeltilmesi, kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi ve ayağa kalkınca tansiyon düşmesi gibi durumların araştırılması gerektiğini belirten Özalp, ev ortamının da düşme riskine karşı düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Özalp, kaygan halı ve yerdeki kabloların kaldırılması, banyoda kaymayı önleyici düzenlemeler yapılması, gece kullanılan alanlarda yeterli aydınlatmanın sağlanması ve uygun ayakkabıların tercih edilmesinin düşme riskini azaltabileceğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Erden Ertürer ise düşmelerin yalnızca kırık açısından değil, kişinin genel hareket kapasitesi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Düşme sonrası hastanın yeniden güvenli şekilde yürüyebilmesi çok önemli. Bu nedenle kırık riskini azaltırken aynı zamanda kas gücünü ve dengeyi korumaya yönelik yaklaşım da tedavinin bir parçası olmalı" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Kaslarınızı güçlü tutun"</p>

<p></p>

<p>Kalça kırığından korunmanın yalnızca kemiklere bakmaktan geçmediğini belirten Uzm. Dr. Özalp, güçlü bacak kasları ve iyi dengenin düşme riskinin azaltılmasında kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kas gücünün azalabileceğini belirten Özalp, kişinin sağlık durumuna uygun direnç egzersizleri, denge çalışmaları ve düzenli fiziksel aktivitenin yaşamın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>"Bir sandalyeden ellerinizi kullanmadan kalkıp oturmakta zorlanıyorsanız kas gücünüzün ve fiziksel performansınızın değerlendirilmesi gerekebilir" diyen Özalp, hedefin yalnızca daha uzun yaşamak değil, ilerleyen yaşlarda da ayağa kalkabilmek, yürüyebilmek ve bağımsız kalabilmek olduğunu vurguladı.</p>

<p></p>

<p>"Protein ve yeterli beslenmeyi ihmal etmeyin"</p>

<p></p>

<p>Kemik sağlığından söz edildiğinde çoğunlukla kalsiyum ve D vitamininin akla geldiğini ancak yaşlı bireylerde kasların korunmasının da en az kemiklerin korunması kadar önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Özalp, yetersiz protein alımının kas kaybını hızlandırabileceğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>İştah azalması, çiğneme ve yutma problemleri veya kronik hastalıklar nedeniyle yaşlı bireylerde yeterli beslenmenin zorlaşabileceğini ifade eden Özalp, beslenme durumunun gerektiğinde sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>"D vitamini ve kalsiyumu bilinçli kullanın"</p>

<p></p>

<p>D vitamini ve kalsiyumun kemik sağlığı açısından önemli olduğunu ancak takviyelerin gelişigüzel kullanılmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Özalp, kişinin beslenmesi, güneş maruziyeti, mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve gerekli durumlarda tetkik sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Özalp, "Yüksek kırık riski bulunan bir kişide yalnızca vitamin kullanmak, osteoporoz tedavisi açısından yeterli olmayabilir. Kişinin toplam kırık riski değerlendirilerek gerekli durumlarda uygun osteoporoz tedavisi planlanmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Erden Ertürer de kalça kırığı sonrasında ortopedik tedavinin yanı sıra yeni kırıkların önlenmesinin de önemli olduğunu belirterek, "Mevcut kırığı tedavi etmek kadar, hastanın bundan sonraki yaşamında yeni bir kırık yaşamaması için gerekli önlemlerin alınması da önemlidir. Bu noktada ortopedi ile geriatri başta olmak üzere ilgili branşların birlikte çalışması hastanın uzun dönem sonuçları açısından değerlidir" dedi.</p>

<p></p>

<p>"’Bir kez düştüm ama bir şey olmadı’ demeyin"</p>

<p></p>

<p>Özellikle ileri yaşta yaşanan düşmenin vücudun verdiği önemli bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Özalp, tekrarlayan düşmelerin "yaşlılıktan kaynaklanıyor" şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Düşmenin nedeninin araştırılması gerektiğini ifade eden Özalp; denge, kas gücü, görme, tansiyon değişiklikleri, kullanılan ilaçlar, beslenme durumu ve kemik sağlığının birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtti.</p>

<p></p>

<p>"Kalça kırığı sonrasında amaç hastayı yeniden hayata kazandırmak"</p>

<p></p>

<p>Kalça kırığı oluştuğunda tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Erden Ertürer, özellikle ileri yaştaki hastalarda uzun süre hareketsiz kalmanın kas kaybını artırabileceğine ve hastanın yeniden yürümesini zorlaştırabileceğine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Ertürer, "Kalça kırığında tedavinin amacı yalnızca kırığın iyileşmesini sağlamak değildir. Hastanın genel sağlık durumu elverdiği ölçüde mümkün olduğunca erken dönemde hareketlendirilmesi ve rehabilitasyon sürecinin başlatılması önemlidir. Hastanın yeniden ayağa kalkabilmesi, yürüyebilmesi ve günlük yaşam aktivitelerini mümkün olduğunca bağımsız sürdürebilmesi tedavinin önemli hedeflerindendir" dedi.</p>

<p></p>

<p>Kırık sonrasında ortopedi, geriatri ve fizik tedavi ve rehabilitasyon ekiplerinin birlikte çalışmasının hastanın toparlanmasına katkı sağlayabileceğini belirten Ertürer, tedavi sürecinin hastanın genel sağlık durumu ve ihtiyaçlarına göre planlanması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>"Kalça kırığını önlemek, tedavi etmekten önce geliyor"</p>

<p></p>

<p>Kalça kırığından korunmanın tek bir yöntemle mümkün olmadığını belirten Uzm. Dr. Fatma Gülçin Özalp, "Güçlü kas, sağlıklı kemik, iyi denge, güvenli bir yaşam alanı ve düzenli kırık riski değerlendirmesi birlikte ele alınmalıdır. Bir kişinin kemik yoğunluğu kadar günlük yaşamda ne kadar hareket ettiği, ne kadar güçlü olduğu, düşüp düşmediği, nasıl beslendiği ve kullandığı ilaçlar da önemlidir" dedi.</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Erden Ertürer ise kalça kırığının tedavi edilebilir olmakla birlikte ileri yaşta ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirterek, "Kalça kırığı yaşlılığın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu değildir. Kırık oluşmadan önce alınabilecek önlemler, kırık sonrasında uygulanacak tedavi kadar değerlidir. Amaç hastanın hareketliliğini, bağımsızlığını ve yaşam kalitesini mümkün olduğunca uzun süre korumaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Uzmanlar; sağlıklı kemikler, güçlü kaslar, iyi denge, güvenli yaşam alanı ve düzenli sağlık kontrollerinin kalça kırığı riskini azaltmada birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, kalça kırığının yaşlılığın kaderi olmadığını belirterek; kemiklerin, kasların, dengenin ve yaşam alanının korunarak kırık riskinin azaltılabileceğini vurguluyor.</p>

<p><img alt="Y 2-46" class="detail-photo img-fluid" height="1184" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/y-2-46.jpg" width="1584" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/kalca-kirigini-onlemek-mumkun-uzmanlardan-yaslilara-onemli-tavsiyeler</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 20:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/senior-woman-with-migraine-sitting-on-carpet-and-t-2023-11-27-05-13-55-utc-scaled-1.jpg" type="image/jpeg" length="59031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya liderlerinin damağını tatlandıran Bitlis balında bereketli sezon]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/dunya-liderlerinin-damagini-tatlandiran-bitlis-balinda-bereketli-sezon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/dunya-liderlerinin-damagini-tatlandiran-bitlis-balinda-bereketli-sezon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO zirvesine katılan dünya liderlerinin damağını tatlandıran Bitlis balı, bu yıl yağışların beklenen seviyelerde gerçekleşmesi nedeniyle rekoltesiyle üreticilerin yüzünü güldürecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklığın ardından bu yıl yağışların yeterli düzeyde olması, bitki örtüsünün gelişimine ve dolayısıyla bal üretimine olumlu yansıdı. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında etkili olan yağışlarla birlikte yaylalardaki bitki çeşitliliğinin artması, arıların nektar ve polen kaynaklarına daha rahat ulaşmasını sağladı. Bu durumun, geçen yıla kıyasla Bitlis’te bal rekoltesinde önemli bir artış sağlaması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Bitlis genelinde yaklaşık 350 bin modern kovan ile 100 bin kara kovan bulunduğu belirtilirken, bu yıl hem modern kovanlarda hem de kara kovanlarda bal veriminin yüksek olması bekleniyor. Yağışların yeterli olmasıyla birlikte özellikle geven, kekik ve bölgenin doğal florasında bulunan çeşitli bitkilerin daha iyi gelişmesi, Bitlis balının üretim miktarına olumlu katkı sunuyor.</p>

<p></p>

<p>Arıcılar, uygun hava şartlarının devam etmesi halinde sezon sonunda geçen yıla göre daha yüksek bir bal rekoltesine ulaşmayı hedefliyor. Bitlis’in zengin bitki örtüsü ve doğal florası, kentin arıcılık potansiyelini her geçen yıl daha da artırırken, bu yılki yağışların üreticiler açısından umut verici bir sezonun habercisi olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p>Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Mutki ilçesinde gerçekleştirilen bal hasadına katılarak Bitlis’in arıcılık potansiyeline dikkat çekti. Kentin yaklaşık 350 bin arılı kovanla Türkiye’de 4’üncü sırada yer aldığını belirten Karakaya, kara kovan sayısında ise Bitlis’in Türkiye birincisi olduğunu söyledi. Bitlis’in Hizan ve Mutki ilçeleri başta olmak üzere önemli bir arıcılık merkezi olduğunu ifade eden Vali Karakaya, kentte yıllık yaklaşık 2 bin 100 ton bal üretimi gerçekleştirildiğini belirtti. Karakaya, bu üretimin Türkiye genelindeki bal üretiminin yaklaşık yüzde 2,2’sini oluşturduğunu kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Bitlis’in zengin florası, yüksek rakımlı yaylaları ve doğal bitki örtüsünün balın kalitesine önemli katkı sunduğunu vurgulayan Karakaya, arıcıların yıllardan gelen tecrübesi ve emeğinin de Bitlis balının değerini artırdığını dile getirdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bitlis balının son dönemde ulusal ve uluslararası alanda da adından söz ettirdiğini belirten Karakaya; Bitlis, Hizan ve Mutki ballarının Ankara’da gerçekleştirilen NATO zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dünya liderlerine ikram edildiğini söyledi. Karakaya, bunun Bitlis için önemli bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, balın marka değerinin daha da yükseltilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Bitlis balının Türkiye’de ve dünyada hak ettiği yere ulaşacağına inandığını belirten Karakaya, üreticilere bereketli bir hasat ve bol kazanç dileyerek, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Arıcılar Birliği, kooperatifler ve arıcılara teşekkür etti.</p>

<p></p>

<p>Bitlis Arıcılar Birliği Başkanı Caner Güngördü ise bu yılki bal veriminin geçen yıla göre daha yüksek olduğunu söyledi. Bitlis’te yaklaşık 350 bin modern kovan ile 90-100 bin arasında kara kovan bulunduğunu belirten Güngördü, kara kovan sayısında Bitlis’in Türkiye genelinde ilk sırada yer aldığını ifade etti. Geçen yıl yaşanan kuraklığın bal üretimini olumsuz etkilediğini hatırlatan Güngördü, bu yıl yağışların ve mevsim şartlarının daha elverişli geçmesiyle birlikte arıcıların yüzünün güldüğünü söyledi. Güngördü, "Bu yıl verimimiz geçen yıla göre çok daha iyi. Geçen yıl kurak bir mevsim geçirdik ve arıcılarımız rekolte düşüklüğü yaşadı. Ancak bu yıl rekoltede önemli bir artış var. Üreticilerimiz şu anda hasatlarını sürdürüyor. Hasadın tamamlanmasının ardından Bitlis balımızı Avrupa’da düzenlenecek bal yarışmasına göndereceğiz. Derece alacağımıza inanıyoruz" dedi.</p>

<p></p>

<p>Bitlis balının tarih boyunca kalitesi ve kendine özgü aromasıyla öne çıktığını belirten Güngördü, bu yılki hasadın tüm arıcılara hayırlı ve bereketli olmasını diledi.</p>

<p><img alt="B 2-68" class="detail-photo img-fluid" height="1069" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/b-2-68.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/dunya-liderlerinin-damagini-tatlandiran-bitlis-balinda-bereketli-sezon</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/b-1-56.jpg" type="image/jpeg" length="89324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyanın yaşayan en yaşlı insanı 117 yaşına girdi]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/dunyanin-yasayan-en-yasli-insani-117-yasina-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/dunyanin-yasayan-en-yasli-insani-117-yasina-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nisan 2025'te dünyanın yaşayan en yaşlı insanı unvanını alan Ethel Caterham, 117 yaşına girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın yaşayan en yaşlı insanı doğum gününü kutladı. Nisan 2025'te dünyanın en yaşlı insanı unvanını alan Ethel Caterham, İngiltere'nin Surrey kentinde ailesi ve arkadaşlarıyla 117'nci yaş gününü kutladı. Surrey'deki Lightwater kentinde bulunan Hallmark Lakeview Bakım Evi'nde yaşayan Caterham, Brezilyalı rahibe Inah Canabarro Lucas'ın 116 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından dünyanın en yaşlı insanı unvanını almıştı.</p>

<p>Titanik faciasından 3, Rusya'da Çarlık rejimini yıkarak mutlak monarşiyi sona erdiren devrimden ise 8 yıl önce doğan Caterham, iki dünya savaşına da tanıklık etti.</p>

<p><strong>Covid-19'u atlattı</strong></p>

<p>Guinness Dünya Rekorları'na göre Caterham, 2020'de 110 yaşındayken Covid-19'a yakalanmasının ardından hastalığı atlatan en yaşlı kişilerden biri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Caterham, gençlik yıllarında 1927'de Hindistan'a gitti ve burada bir ailenin yanında çocuk bakıcısı olarak çalışmaya başladı. Caterham, 1931'de İngiltere'de düzenlenen bir davette İngiliz ordusunda yarbay olarak görev yapan eşi Norman ile tanıştı. Çift daha sonra Hong Kong'da yaşadı ve Caterham burada bir anaokulu açtı. Caterham'ın eşi Norman 1976'da hayatını kaybederken, Caterham'ın iki kızı da kendisinden önce hayatını kaybetti</p>

<p>Caterham'ın kız kardeşlerinden Gladys ise 100 yaşını aştı. Gladys, 104 yaşında yaşamını yitirdi.</p>

<p><strong>Kral Charles tarafından ziyaret edildi</strong></p>

<p>Caterham, 116'ncı yaş gününden kısa süre sonra, geçen yıl eylül ayında İngiltere Kralı III. Charles tarafından ziyaret edildi. Caterham, görüşme sırasında Kral Charles'ın 21 yaşındayken Galler Prensi ilan edildiği 1969 yılını hatırlatarak kendisine, "Bütün kızlar sana aşıktı ve seninle evlenmek istiyordu" dedi.</p>

<p><strong>Dünyanın en yaşlı kişisi 122 yaşında hayatını kaybetti</strong></p>

<p>Guinness Dünya Rekorları'na göre, dünyanın gelmiş geçmiş en yaşlı kişisi unvanı, 122 yıl 164 gün yaşayan ve 1997'de hayatını kaybeden Fransız Jeanne Calment'e ait.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/dunyanin-yasayan-en-yasli-insani-117-yasina-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/intro-resim-1300x693-1787296974577.jpg" type="image/jpeg" length="15049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan milyonları ilgilendiren karar: Her iş yeri yakınındaki kaza iş kazası değil]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/yargitaydan-milyonlari-ilgilendiren-karar-her-is-yeri-yakinindaki-kaza-is-kazasi-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/yargitaydan-milyonlari-ilgilendiren-karar-her-is-yeri-yakinindaki-kaza-is-kazasi-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş kazalarına dair Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nden emsal bir karar çıktı. Yüksek Mahkeme; balık çiftliğindeki görevini tamamladıktan sonra iş yerinin yakınlarında yüzerken beli tutulup boğulan işçinin ölümünün iş kazası olarak kabul edilemeyeceğine hükmetti, olayın bir görevlendirme kapsamında gerçekleşmediğine vurgu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalıştığı balık çiftliği yakınlarında denizde boğularak hayatını kaybeden Z.Y.’un yakınları 5. İş Mahkemesi’ne müracaat ederek ölümün iş kazası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdiler. Sosyal Güvenlik Kurumu ile diğer davalı ise ölüm olayının iş kazası niteliğinde bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etti. İş Mahkemesi, davacıların talebini kabul ederek ölüm olayının iş kazası olduğuna karar verdi. Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını esastan reddetti. Bunun üzerine karar, davalı işveren vekili ile Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edildi.</p>

<p><strong>Görevlendirme yoktu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, merhum sigortalının, işverene ait balık çiftliğinde çalışmakta olup iş veren tarafından temin edilen tekne ile balık havuzlarında bulunan balıklara yem verdikten sonra işveren tarafından konulan konteynere yemek yemek için çekildiğini hatırlattı. Yemekten sonra yüzmek amacıyla limanda gemilerin demirli olduğu kısma tekne ile gittiği, burada denize atlayarak yüzdüğü sırada belinin tutulması sonucu hareketsiz kalıp boğulduğu vurgulandı. Sigortalının kaza geçirdiği yerin davalıya ait iş yeri sınırları içerisinde olmadığı, iş veren tarafından herhangi bir görevlendirmenin bulunmadığı dile getirdi. Olayın; 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi gereği olayı iş kazası olarak değerlendirilip kabul kararı verilmesi mümkün olmadığı belirtildi. Bölge İdare Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, doyanın yeniden İş Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/yargitaydan-milyonlari-ilgilendiren-karar-her-is-yeri-yakinindaki-kaza-is-kazasi-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/intro-resim-1300x693-1787294655070.jpg" type="image/jpeg" length="51105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Babacan 29 Ağustos’ta Van’a geliyor]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/ali-babacan-29-agustosta-vana-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/ali-babacan-29-agustosta-vana-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, kentte çeşitli temaslarda bulunmak üzere 29 Ağustos Cumartesi günü Van’ı ziyaret edecek. Babacan’ın ziyaret kapsamında basın mensupları, sivil toplum kuruluşları, esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelmesi planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, Cumartesi akşam saatlerinde Van’a gelmesi beklenen Babacan, kentteki temaslarına basın mensuplarıyla gerçekleştireceği buluşmayla başlayacak. Görüşmede Van’ın yerel gündeminin yanı sıra ülke siyaseti ve güncel gelişmelerin de ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Geceyi Van’da geçirecek olan Babacan’ın, ertesi gün yoğun bir program gerçekleştirmesi öngörülüyor. DEVA Partisi Genel Başkanı’nın kentteki sivil toplum kuruluşları ve esnaf temsilcileriyle görüşerek sorun, talep ve beklentileri dinleyeceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaret kapsamında vatandaşlarla da bir araya gelmesi beklenen Babacan’ın, Van’ın ekonomik ve sosyal meseleleri başta olmak üzere kentin gündemindeki çeşitli konular hakkında değerlendirmelerde bulunacağı ifade edildi.</p>

<p>Babacan’ın Van’da gerçekleştireceği ziyaretlerin ve görüşmelerin kesin programının ise önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>VAN</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/ali-babacan-29-agustosta-vana-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/images-5-10.jpeg" type="image/jpeg" length="48476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gevaş’ta kış hazırlığı başladı: Sebzeler tek tek kurutuluyor]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/gevasta-kis-hazirligi-basladi-sebzeler-tek-tek-kurutuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/gevasta-kis-hazirligi-basladi-sebzeler-tek-tek-kurutuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’ın Gevaş ilçesinde vatandaşlar, yaklaşan kış ayları öncesinde geleneksel kış hazırlıklarına başladı. Yaz mevsiminin bereketinden yararlanmak isteyen aileler; biber, domates, patlıcan, yeşil fasulye ve kabak gibi sebzeleri kurutarak ya da derin dondurucularda saklayarak kışlık ihtiyaçlarını şimdiden hazırlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gevaş’ta yaşayan emekli Seyfettin İdiz de kış hazırlıklarını sürdüren vatandaşlardan biri. İdiz, yaz aylarında temin ettiği sebzeleri hem kuruttuğunu hem de derin dondurucuda muhafaza ettiğini belirtti.<br />
İdiz, kış aylarında sebze fiyatlarının yükselmesi nedeniyle yazdan hazırlık yapmanın aile bütçesine önemli katkı sağladığını ifade ederek, “Kış hazırlığı yapıyorum. Sebzeleri bir yandan kurutuyoruz, bir yandan da derin dondurucuya atıyoruz. Kışın sebzeler hem pahalı oluyor hem de yazdaki gibi çeşit bulmak zorlaşıyor. Bu nedenle yazdan hazırlığımızı yapıyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="K 2-62" class="detail-photo img-fluid" height="923" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/k-2-62.jpg" width="2048" /></p>

<p><strong>“Kışın Sebze Almıyorum”</strong><br />
Kuruttuğu sebzeler arasında biber, domates, patlıcan, yeşil fasulye ve kabak bulunduğunu belirten İdiz, hazırladıkları ürünleri kış boyunca tükettiklerini söyledi.<br />
İdiz, “Biber, domates, patlıcan, yeşil fasulye ve kabak gibi sebzelerin hepsini kurutuyoruz. Aynı şekilde bir kısmını da derin dondurucuya koyuyoruz. Kışın mümkün olduğunca sebze almıyorum. Yazdan hazırladıklarımızla ihtiyacımızı karşılıyoruz” diye konuştu.</p>

<p><img alt="K 3-38" class="detail-photo img-fluid" height="923" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/k-3-38.jpg" width="2048" /></p>

<p><strong>Geleneksel Yöntemler Yeniden Öne Çıkıyor</strong><br />
Kışlık sebzelerin hazırlanmasında geleneksel yöntemlerin önemine de dikkat çeken İdiz, kurutulmuş sebzelerin hem lezzetli hem de sağlıklı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="K 4-7" class="detail-photo img-fluid" height="923" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/k-4-7.jpg" width="2048" /></p>

<p>İdiz, “Kurutulmuş sebze bize göre daha güzel ve sağlıklı oluyor. Çünkü kışın kullanılan sebzeler genelde hormonlu oluyor. Yazın hazırladığımız ürünleri kışın sofralarımızda kullanıyoruz. Hem kendi hazırladığımız ürünleri tüketiyoruz hem de aile bütçesine katkı sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="K 5-2" class="detail-photo img-fluid" height="923" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/k-5-2.jpg" width="2048" /><img alt="K 6-1" class="detail-photo img-fluid" height="923" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/k-6-1.jpg" width="2048" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CEBRAİL  TEMUR</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>VAN</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/gevasta-kis-hazirligi-basladi-sebzeler-tek-tek-kurutuluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/k-1-66.jpg" type="image/jpeg" length="85192"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu hakkında kırmızı bülten talebi! Adalet Bakanı Gürlek açıkladı]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/netanyahu-hakkinda-kirmizi-bulten-talebi-adalet-bakani-gurlek-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/netanyahu-hakkinda-kirmizi-bulten-talebi-adalet-bakani-gurlek-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Filistin halkının, mazlumların ve insanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. İnsanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gereken bütün adımları kararlılıkla atacağız" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı sürecinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>Bakan Gürlek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch’in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütülmektedir. Dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında ‘Soykırım’ suçundan 14 Temmuz tarihinde verilen yakalama emirleri doğrultusunda, Adalet Bakanlığımızca uluslararası seviyede aranmaları amacıyla kırmızı bülten yayımlanması İçişleri Bakanlığımızdan talep edilmiş, ilgili evrak Dışişleri Bakanlığımıza iletilmiştir.</p>

<p>Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch; Gazze’ye insani yardım ulaştıran sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında ‘İnsanlığa Karşı Suç’, ‘Soykırım’, ‘Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’, ‘Kasten Yaralama’, ‘Eziyet’, ‘Mala Zarar Verme’, ‘Nitelikli Yağma’ ve ‘Ulaşım Araçlarının Kaçırılması’ suçlarından yargılanmaktadır. Gazze’de soykırım politikası yürüten Netanyahu yönetiminin dokunulmaz ve hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı hiçbir suretle kabul etmiyoruz. Gazze’de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz.</p>

<p>Ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkanlarını kararlılıkla kullanacağız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Filistin halkının, mazlumların ve insanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. İnsanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gereken bütün adımları kararlılıkla atacağız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/netanyahu-hakkinda-kirmizi-bulten-talebi-adalet-bakani-gurlek-acikladi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/27.jpg" type="image/jpeg" length="62940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vanspor’un golcüsü Ivan Cedric, Süper Lig’e transfer oldu]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/vansporun-golcusu-ivan-cedric-super-lige-transfer-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/vansporun-golcusu-ivan-cedric-super-lige-transfer-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz sezon Vanspor formasıyla sergilediği performans ve attığı gollerle dikkatleri üzerine çeken Ivan Cedric’in yeni takımı belli oldu. Kamerunlu forvet, Süper Lig ekiplerinden Alanyaspor ile anlaşma sağladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezona istediği başlangıcı yapamayan Vanspor’da kadro yapılanmasına yönelik çalışmalar devam ederken, uzun süredir Süper Lig kulüplerinin radarında bulunan Ivan Cedric’in transferi de netleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Transfer Vanspor tarafından açıklandı</strong></p>

<p>Vanspor Futbol Kulübü, Ivan Cedric’in Alanyaspor’a transferi konusunda kulüpler arasında anlaşmaya varıldığını duyurdu.</p>

<p>Kulübün açıklamasında, Cedric’in Vanspor forması altında verdiği mücadele ve takıma sağladığı katkılara teşekkür edilerek, futbolcunun kariyerinin yeni döneminde başarı dileğinde bulunuldu.</p>

<p>Böylece geçtiğimiz sezon attığı gollerle Vanspor’un hücum hattında önemli bir rol üstlenen Cedric, kariyerine Süper Lig’de devam edecek.</p>

<p><strong>Cedric’in sözleşmesi 2030’a kadar</strong></p>

<p>Transferin mali detayları konusunda Vanspor cephesinden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Alanyaspor’un ise 26 yaşındaki futbolcuyla 2030 yılına kadar sözleşme imzaladığı bilgisi Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarına yansıdı.</p>

<p>Ivan Cedric’in bonservis bedeline ilişkin rakamın ilerleyen günlerde Vanspor tarafından açıklanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ŞİLAN HACIYUSUFOĞULLARI</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>VAN</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/vansporun-golcusu-ivan-cedric-super-lige-transfer-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/ivan-cedric-3.webp" type="image/jpeg" length="45772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van Gölü’ne atık akışına yüzer bariyerli çözüm]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/van-golune-atik-akisina-yuzer-bariyerli-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/van-golune-atik-akisina-yuzer-bariyerli-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Büyükşehir Belediyesi, Van Gölü’nün korunması ve çevresel kirliliğin azaltılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda dereler aracılığıyla göle taşınan atıkların önüne geçmek için yeni bir uygulama hayata geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından Akköprü ve Kirman dere yataklarında oluşturulan 25 metre uzunluğundaki yüzer bariyerler, suyun taşıdığı plastik, poşet, ambalaj ve çeşitli evsel atıkları göle ulaşmadan önce tutuyor. Bariyer çevresinde biriken atıklar ekipler tarafından rutin olarak temizlenerek alandan uzaklaştırılıyor.</p>

<p><img alt="D 2-46" class="detail-photo img-fluid" height="1056" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/d-2-46.jpg" width="1600" /></p>

<p>VAN GÖLÜ’NE ATIK GEÇİŞİ ENGELLENİYOR</p>

<p>Van Gölü’nün temizliğinin korunmasına yönelik yürütülen çalışmada, özellikle suyla taşınan büyük hacimli evsel atıkların göle ulaşmasının engellenmesi hedefleniyor. Ekipler, bariyer çevresinde biriken atıkları düzenli aralıklarla toplayarak hem dere yatağının temiz kalmasını hem de atıkların Van Gölü’ne taşınmamasını sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="D 3-14" class="detail-photo img-fluid" height="1074" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/d-3-14.jpg" width="1600" /></p>

<p>Çalışmalar kapsamında Park 65 çevresinde de temizlik gerçekleştiren ekipler, alanda biriken çeşitli atıkları toplayarak çevre temizliğine katkı sağladı.</p>

<p><img alt="D 4-8" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/d-4-8.jpg" width="1600" /></p>

<p>Van Büyükşehir Belediyesi, Van Gölü’nün korunması amacıyla göle ulaşan dereler, kıyı alanları ve çevresinde temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Belediye, vatandaşlara da çevrenin korunması ve atıkların dere yataklarına bırakılmaması konusunda duyarlılık çağrısında bulunuyor.</p>

<p><img alt="D 5-2" class="detail-photo img-fluid" height="1034" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/d-5-2.jpg" width="1600" /><img alt="D 6-1" class="detail-photo img-fluid" height="1058" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/d-6-1.jpg" width="1600" /><img alt="D 7-1" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/d-7-1.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>VAN</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/van-golune-atik-akisina-yuzer-bariyerli-cozum</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/d-1-49.jpg" type="image/jpeg" length="61930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkari’de yakalanan 3 şüphelinin midesinden uyuşturucu çıktı]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/hakkaride-yakalanan-3-suphelinin-midesinden-uyusturucu-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/hakkaride-yakalanan-3-suphelinin-midesinden-uyusturucu-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari’de 3 İranlı’nın mide ve bağırsak bölgelerinde yapılan tıbbi incelemede, kapsül olarak yutulmuş toplam 96 parça halinde 877,74 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hakkari Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticareti ve sevkiyatının önlenmesine yönelik yürüttüğü fiziki ve teknik çalışmalar kapsamında, İran uyruklu 3 kişinin Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra Hakkari üzerinden başka illere uyuşturucu sevkiyatı yapacağı bilgisine ulaştı. Ekiplerin çalışması sonucu 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler üzerinde gerçekleştirilen tıbbi vücut incelemelerinde, mide ve bağırsak bölgelerinde kapsüller içerisinde yutulmuş uyuşturucu maddeler bulunduğu tespit edildi. Yapılan incelemelerde toplam 96 parça halinde 877,74 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, çıkarıldıkları adli mercilerce tutuklandı. Şüpheliler, işlemlerinin ardından ceza infaz kurumuna teslim edildi.</p>

<p><img alt="U 2-20" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/u-2-20.jpg" width="1063" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/hakkaride-yakalanan-3-suphelinin-midesinden-uyusturucu-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/u-1-19.jpg" type="image/jpeg" length="83136"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli’den İsrail’e net mesaj: “Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir”]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/bahceliden-israile-net-mesaj-turkiye-catisma-arayan-bir-ulke-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/bahceliden-israile-net-mesaj-turkiye-catisma-arayan-bir-ulke-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Barış ve Güvenliği Tehdit Eden Saldırgan Politikaları Karşısında İsrail’in Etkisizleştirilmesi’ hakkında yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir. 18 Ağustos tarihinde İdlib şehri kırsalında yer alan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne Suriye’nin altyapısı ve yeteneklerini hedef alan, toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal eden İsrail saldırısı, devletlerin egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne ve uluslararası hukuka aykırı küstah tavrının yeni bir göstergesi olmuştur. İster tarihi yayılmacılığının ve hukuk tanımazlığının tezahürü, isterse de yaklaşan seçimlere dönük bir girişim olsun; yapılan hukuka, barışa ve bölgesel huzura yönelik kabul edilemez bir saldırıdır."</p>

<p><strong>"Türkiye aleyhtarı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir"</strong></p>

<p>İsrail’in Türkiye aleyhtarlığını her geçen gün daha da tırmandırdığını aktaran Bahçeli, İsrail’in uluslararası desteğini ve meşruiyetini giderek kaybettiğine değinerek, İsrail yönetimine çağrıda bulundu. Bahçeli, "Türkiye’yi tahrik etmekten, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin milli güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye aleyhtarı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir. Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Bununla birlikte, kendisine yönelen tehditleri görmezden gelecek, egemenlik haklarının ihlal edilmesine seyirci kalacak veya milli güvenliğini başkalarının insafına bırakacak bir ülke hiç değildir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"İsrail yönetiminin, Türkiye’nin barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit gibi algılaması vahim bir stratejik hatadır"</strong></p>

<p>İsrail’in Suriye sahasında Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen hamlelerinin Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya dönük arayışlarının ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden yaklaşımlarının dikkatle takip edildiğini vurgulayan Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"İsrail yönetiminin, Türkiye’nin barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit gibi algılaması vahim bir stratejik hatadır. Türkiye’nin amacı İsrail dahil hiçbir ülkeyle savaşmak değildir. Ancak hiç kimse Türkiye’nin barış iradesini zafiyet, itidalini acziyet, diplomasiyi önceleyen yaklaşımını caydırıcılıktan yoksunluk olarak yorumlama hatasına da düşmemelidir. Türkiye, Terörsüz Türkiye hedefiyle iç cephesini tahkim ederken, komşularının istikrarını kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası saymakta; diplomasi, arabuluculuk, ekonomik iş birliği, insani yardım ve bölgesel sahiplenme üzerinden barış üretmeye çalışmaktadır. İsrail yönetimi ise Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada kriz, çatışma ve insani yıkımla anılmaktadır. Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür. Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler; insan hakları ihlallerinin zirve yaptığı ve uluslararası hukukun giderek daha fazla aşındığı, Siyonist yayılmacılığın endişeleri artırdığı bir süreci ifade etmektedir. İsrail hükümetinin işgal politikalarını genişleten teolojik sapkınlığı, sivilleri hedef alan hukuka aykırı askeri operasyonları ve Türkiye’ye dönük tehditkar açıklamaları, bölgesel barış ve güvenlik açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu süreçte Netanyahu’nun dini kimliği ve Yahudiliği siyasi hedefler doğrultusunda araçsallaştıran söylemleri de hem dinin evrensel ahlaki değerlerine hem de Yahudi toplumunun tamamına mal edilemeyecek, siyasi tercihlerin dinle özdeşleştirilmesi riskini beraberinde getirmiştir. İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Bu yönüyle İsrail’in bölgede telafisi imkansız sonuçlar doğuracak saldırganlıklardan vaz geçmesi ve hukuk zeminine çekilmesi zorunlu hale gelmiştir."</p>

<p><strong>"Türkiye, her zaman olduğu gibi savaşın değil barışın tarafında yer almaktadır"</strong></p>

<p>Komşularıyla iyi ilişkiler geliştiren, diplomasiyi etkin şekilde kullanan, bölgesinde barış ve istikrar kaynağı haline gelen Türkiye’nin, İsrail’in ortaya çıkardığı bu vahim tablo karşısındaki tutumunun açık olduğunu aktaran Bahçeli, "Türkiye, her zaman olduğu gibi savaşın değil barışın, işgalin değil egemenliğin, parçalanmanın değil toprak bütünlüğünün, hukuksuzluğun değil uluslararası hukukun tarafında yer almaktadır. Türkiye’nin yürüttüğü akılcı ve insani dış politikanın esası; barış, kardeşlik ve adalet zemininde bölgemizde huzur ve istikrarı kalıcı hale getirmek, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korurken komşularımızın da egemenlik ve güvenliğine saygı gösterilen bir "huzur kuşağı" oluşturmaktır. Türkiye’nin güçlenmesinden, terörden arınmasından, komşularıyla normalleşmesinden ve bölgesinde istikrar üretmesinden rahatsız olan hiçbir hesabın başarı şansı olmayacaktır. İsrail yönetimi bilmelidir ki Suriye sahasını sürekli genişleyen bir askeri müdahale alanına dönüştürmek, bölgesel güvenliği sağlamayacak; aksine İsrail’in çevresindeki istikrarsızlık ve husumet çemberini daha da genişletecektir. İsrail, Suriye üzerinden Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini sınamaktan ve bölgemizi yeni gerilimlere sürükleyecek provokatif adımlar atmaktan vazgeçmelidir. Suriye’nin etnik, dini veya mezhepsel fay hatları üzerinden parçalanmasını hedefleyen her girişimin, Suriye ile bütün bölgeye istikrarsızlık getireceği unutulmamalıdır. Suriye topraklarında kalıcı işgal alanları oluşturulması, fiili sınırların değiştirilmesi, tampon bölgelerin genişletilmesi veya herhangi bir etnik ve mezhebi unsurun jeopolitik amaçlarla araçsallaştırılması, Türkiye açısından kabul edilemezdir. Suriye’de güçlü, egemen, bütünlüğünü koruyan ve kendi vatandaşlarıyla sağlam bir hukuk ilişkisi kuran bir devlet yapısı tüm bölge ülkelerinin hayrına olacaktır" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>"Netanyahu haydutluğuna karşı uluslararası siyasette ortak bir dil ve söylem inşa edilmelidir"</strong></p>

<p>Gelinen noktada Netanyahu yönetiminin tasfiyesinin önem arz etse de İsrail’de yeni Netanyahular oluşturacak yapısal ve politik iklimin ortadan kaldırılmasının esas olması gerektiğini savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Bu amaçla yumuşak ve sert güç unsurlarının akıllı güce dönüştürülmesi; başta bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası örgütlerin ve diğer devletlerin insanlık düşmanı politikaların kalıcı bir şekilde ortadan kaldırılması için çaba harcaması gerekmektedir. Bu doğrultuda uluslararası yaptırım sürecinin başlatılması; başta silah olmak üzere insani ihtiyaçlar dışında ekonomik yaptırım kararlarının hayata geçirilmesi, İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması, teolojik sapkınlıklarının devlet kurumsallığından temizlenmesi için dünya Museviliğinin görev üstlenmesi, ayrıca barış yanlısı sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi ve güçlendirilmesi, bu amaçla dünya Yahudiliği ve diasporası ile birlikte siyasi, ticari ve dini grupların göreve çağırılması bölgesel barış için önemli bir işlev görecektir. Diğer yandan istikrarsızlığı besleyen başta ABD olmak üzere büyük güçlerin İsrail’e şartsız desteği son bulmalıdır. Netanyahu haydutluğuna karşı uluslararası siyasette ortak bir dil ve söylem inşa edilmelidir. Bölge devletlerinin neredeyse tamamı İsrail’i hayati bir ulusal güvenlik sorunu olarak görürken, İsrail’in kendini güvende hissetmesinin mümkün olmayacağı unutulmamalıdır. İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında sürdürdüğü askeri faaliyetler, Suriye ve Lübnan’a yönelik müdahaleleri, İran’la yaşanan çatışma süreci, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs eksenindeki gelişmeler ve bölgesel aktörlerin etnik, dini ve mezhepsel fay hatları üzerinden yeniden şekillendirilmesi, daha geniş bir jeopolitik ve güvenlik denklemine işaret etmektedir. Orta Doğu’da yaşanan mevcut krizlerin Filistin meselesiyle sınırlı, dönemsel veya iki taraflı bir çatışma olarak ele alınamayacağı açıktır. Bu nedenle İsrail’in mevcut politika setinin sonuçları, Filistin halkının maruz kaldığı ağır insani kayıplar yanında; bölgesel devletlerin egemenliği, uluslararası hukukun işlerliği, enerji ve ticaret güvenliği, küresel güç dengeleri ve Türkiye’nin milli güvenliği bakımından da değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda İsrail’in güvenlik üretme iddiasıyla uyguladığı politikalar, uzun vadede güvenlikten ziyade istikrarsızlık, meşruiyet kaybı ve yeni çatışma alanları üretmektedir. Filistin meselesinin çözümü ise bu bölgesel güvenlik mimarisinin merkezinde bulunmaktadır. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından güçlü biçimde desteklenmesi, yalnızca Filistin halkının siyasi geleceği açısından değil; Suriye, Lübnan ve Ürdün başta olmak üzere bölgedeki devletlerin normalleşmesi ve yeniden kurumsallaşması açısından da önem taşımaktadır. Bu nedenle Filistin’de kalıcı bir siyasi çözüm sağlanmadan Orta Doğu’da sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi kurulması son derece güçtür."</p>

<p><strong>"Şartsız siyasi ve askeri destek İsrail’i daha güvenli hale getirmemiş; yönetimin hukuk dışı uygulamalarını cesaretlendirmiştir"</strong></p>

<p>Türkiye bakımından da meselenin Filistin halkına yönelik insani ve ahlaki sorumlulukla sınırlı olmadığını belirten Bahçeli, "İsrail’in bölgesel yayılmacılığının Suriye, Lübnan, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve enerji koridorları üzerinden oluşturduğu sonuçlar; Türkiye’nin sınır güvenliği, egemenlik hakları, deniz yetki alanları ve bölgesel nüfuzu bakımından doğrudan stratejik sonuçlar doğurmaktadır. Bu sebeple Türkiye’nin güvenlik perspektifinin kendi sınırlarının hemen ötesindeki tehditlerle sınırlı tutulmaması; Filistin’den Doğu Akdeniz’e, Suriye’den Körfez’e uzanan bütüncül bir bölgesel güvenlik yaklaşımı içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin çok taraflı diplomasi, uluslararası hukuk, bölgesel iş birliği ve caydırıcı savunma kapasitesini birlikte kullanan bir strateji izlemesi hem milli güvenliğin korunması hem de bölgesel barışın tesis edilmesi açısından önem taşımaktadır. İsrail’in etkisizleştirilmesi, bir devletin veya halkın ortadan kaldırılması değil; uluslararası hukuka aykırı eylemlerin siyasi, ekonomik, diplomatik ve hukuki araçlarla sınırlandırılması ve saldırgan politikaların sürdürülemez hale getirilmesi anlamında ele alınmalıdır. Kalıcı barışın yolu, herhangi bir toplumun güvenliğini ortadan kaldırmaktan değil, bütün bölge halklarının güvenliğini birbirinin alternatifi olmaktan çıkarmaktan geçmektedir. Dış politikamızın esası; medeniyet anlayışımızın özünü teşkil eden barış, kardeşlik ve adalet zemininde, bölgemizde ve dünyada huzur ve istikrarı sürekli kılmak, uluslararası iş birliğini, karşılıklı saygı ve dostluğu yaymak ve geliştirmek, çok yönlü ve çok boyutlu bir diplomasi yürütmek suretiyle ülkemizin hak ve menfaatlerini her platformda korumak, bu doğrultuda şahsiyetli bir dış politika izlemektir. Bu düşünceyle Türkiye’nin önünde bölgesel düzenin yeniden kurulmasına katkı sunan bir aktör olma sorumluluğu bulunmaktadır. Küresel güçlerin İsrail’e yönelik şartsız siyasi ve askeri destek yerine uluslararası hukuku ve insan haklarını merkeze alan dengeli bir yaklaşım benimsemeleri; Birleşmiş Milletler sisteminin etkinliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrar bakımından önemli bir başlangıç noktası olacaktır. Zira şartsız siyasi ve askeri destek İsrail’i daha güvenli hale getirmemiş; aksine mevcut yönetimin hukuk dışı uygulamalarını cesaretlendirmiştir" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Terörsüz Türkiye hedefiyle içeride kardeşliğimizi ve milli birliğimizi güçlendirecek; sınırlarımızın ötesinde barış, istikrar ve egemen devlet düzenini savunacağız"</strong></p>

<p><strong>Bahçeli açıklamasını şöyle sürdürdü:</strong></p>

<p>"Biz bölgemizin haritalarının yeniden çizilmesini değil sınırların güvence altına alınmasını; devletlerin parçalanmasını değil kurumsal olarak güçlenmesini, toplumların birbirine düşman edilmesini değil ortak refahın büyütülmesini arzu ediyoruz. İsrail yönetimi tercihini yapmak zorundadır: Ya çatışma ve yayılmacılık sarmalını derinleştirerek bölgenin kriz ve katliam merkezi olmayı sürdürecek ya da uluslararası hukuka, komşularının egemenliğine ve Filistin halkının meşru haklarına saygı göstermeyi seçecektir. Birinci yol İsrail’e daha fazla yalnızlık, daha fazla düşmanlık, daha ağır ekonomik ve siyasi maliyetler getirecektir. İkinci yol ise hem İsrail halkının hem Filistinlilerin hem de bütün bölge halklarının geleceği açısından gerçekçi ve makul yol olacaktır. Türkiye’nin istikameti bellidir ve değişmeyecektir. Terörsüz Türkiye hedefiyle içeride kardeşliğimizi ve milli birliğimizi güçlendirecek; sınırlarımızın ötesinde barış, istikrar ve egemen devlet düzenini savunacak; Filistin’in haklı davasının yanında duracak, Suriye’nin toprak bütünlüğünü destekleyecek, Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta milli haklarımızdan taviz vermeyecek; ülkemize yönelen her tehdide karşı caydırıcılığımızı gösterecektir. Orta Doğu’nun geleceği, askeri üstünlüğün veya tek taraflı güvenlik anlayışının değil; hukuk, adalet, egemen eşitlik, karşılıklı güven ve ortak güvenlik ilkelerinin belirleyici olduğu yeni bir bölgesel düzenin kurulmasına bağlıdır. Türkiye’nin tarihi tecrübesi, jeopolitik konumu ve diplomatik kapasitesi, bu yeni bölgesel düzenin oluşumunda önemli bir rol üstlenmesine imkan vermektedir. Bu rol çok taraflı diplomasi, hukuki girişimler, bölgesel ortaklıklar, ekonomik ve diplomatik araçlar, insani yardım ve gerektiğinde caydırıcı güç unsurlarının koordineli biçimde kullanılmasıyla somutlaştırılmalıdır. Dış politikamızın barış, kardeşlik, adalet, karşılıklı saygı ve uluslararası hukuk eksenindeki temel yaklaşımı da bu bütüncül stratejinin dayanağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bugün gelinen aşamada sorun, İsrail’in mevcut politikalarına nasıl karşılık verileceğinden ibaret değildir. Asıl mesele, Orta Doğu’da savaşların ve işgallerin tekrar üretilemeyeceği, devletlerin egemenliklerinin güvence altında olduğu, sivillerin korunmasının tartışmasız bir ilke kabul edildiği yeni bir bölgesel düzenin nasıl kurulacağıdır."</p>

<p><strong>"Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi devreye sokulmalıdır"</strong></p>

<p>Bahçeli, bu kapsamda kendine göre, bazı hususların, İsrail’in bölgede ve uluslararası kamuoyunda yalnızlaşması ve İsrail’deki politik iklimin değişmesi açısından önem arz ettiğini ifade etti. Bahçeli şunları aktardı:</p>

<p>"1.Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye ortaklığında imzalanan ‘Mekke Anlaşması’ ile üye ülkelerin egemenlik haklarını korumak ve ortak coğrafyada yeni bir güvenlik mimarisi oluşturmak mümkün olabilecek, üç ülkenin güçlerini birleştirme inisiyatifiyle hayata geçen bu girişimin üye sayısının artırılması suretiyle de ‘Kudüs Paktı’ önerimizle ulaşmak istediğimiz İslam ülkelerinin ortak güvenlik ve savunma inisiyatifi kazanması, İsrail saldırganlığının hedefi olan bütün ülkeleri ve bölgeleri kapsayan bir savunma iş birliğiyle ‘İslam Barış Gücüne’ dönüştürülmesi sağlanmalıdır. 2.Üye ülkelerle birlikte daha önce önerdiğimiz Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir. 3.Orta Doğu’da yaşanan krizler, geçici ateşkes girişimleriyle çözülemeyecek kadar derin ve çok boyutlu bir hal almıştır. Bu nedenle bölgesel güvenliği bütüncül bir yaklaşımla ele alacak, sürekliliği olan bir diyalog mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir. Bu kapsamda Türkiye’nin girişimiyle, Birleşmiş Milletler himayesinde ve Ortadoğu Barış Koalisyonu/konseyiyle dirsek temasında olan Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı toplanmalı; Filistin’de iki devletli kalıcı barışın tesis edilmesi ve Ortadoğu’nun barış ve istikrar iklimine kavuşması için yol haritası belirlenmelidir. 4. Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan ‘Ankara Deklarasyonu’ ilan edilmelidir. Ayrıca Türkiye, İsrail’den kendisine yönelik muhtemel bir hasmane saldırıya karşı asla tepkisiz kalmayacağını, doğabilecek sonuçlardan Türkiye’nin sorumlu olmayacağını ilan etmelidir. Aynı zamanda, dünya Yahudiliğine zor zamanlarında kucak açmış bir millet olarak, İsrail yönetiminin bir katilin eline kalmasından üzüntü ve endişe duyulduğu da vurgulanmalıdır. 5. Geçmiş çatışma tecrübeleri göstermektedir ki uluslararası denetim mekanizması bulunmayan ateşkesler uzun ömürlü olamamaktadır. Bu nedenle Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulacak tarafsız bir ‘Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu’ oluşturulmalıdır. Bu misyon; ateşkes ihlallerini kayıt altına almalı, insani yardım koridorlarının güvenliğini denetlemeli, sivillerin korunmasına ilişkin gelişmeleri düzenli olarak raporlamalı, uluslararası kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmelidir. 6. Münferit devletlerin girişimleriyle yürütülen arabuluculuk faaliyetleri yerine kurumsallaşmış ve çok taraflı bir yapı, diplomatik girişimlerin sürekliliğini sağlayacaktır. Bu doğrultuda geçmişte de karmaşık krizlerin yönetiminde etkili olan ‘Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu’ kurulmalıdır. 7. Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak ‘Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması’ oluşturulmalıdır. ‘Barış için İsrail’in Çevrelenmesi’ politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir. Buna karşılık; ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, yayılmacılığın ve yerleşim faaliyetlerinin durdurulması, müzakere sürecine geri dönülmesi, uluslararası hukuka uyum sağlanması durumunda diplomatik ve ekonomik teşvik mekanizmaları da devreye sokulmalıdır."</p>

<p><strong>"İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir"</strong></p>

<p>Kalıcı çözümün, İsrail’in hukuk dışı ve saldırgan politikalarının etkisizleştirilmesi ile eş zamanlı olarak bölgesel barış mimarisinin güçlendirilmesini gerektirdiğini söyleyen Bahçeli, "Türkiye bu çerçevede çatışmaların sona erdirilmesine ve kalıcı barış düzeninin kurulmasına öncülük eden bir aktör olmalıdır. Ortaya koyduğumuz yaklaşım doğrultusunda Türkiye’nin öncülüğünde geliştirilecek çok taraflı, hukuk temelli ve caydırıcılıkla desteklenen bir barış siyaseti, bugünkü krizlerin yönetilmesi yanında gelecek nesiller açısından daha güvenli, istikrarlı ve yaşanabilir bir Orta Doğu’nun inşasına hizmet edecektir. Tarihi tecrübesi, askeri caydırıcılığı, diplomatik kapasitesi ve bölgesel bağlarıyla Türkiye, barış düzeninin en güçlü taşıyıcılarından birisidir. Zulüm karşısında hukuk, çatışma karşısında diplomasi, saldırganlık karşısında caydırıcılık ve bölgesel parçalanma karşısında ortak güvenlik anlayışı esas alınmalıdır. Hiçbir devletin güvenliği başka bir halkın sürekli güvensizliği üzerine kurulamaz. Kalıcı barış ancak herkes için güvenlik, herkes için adalet ve herkes için egemenlik temelinde mümkündür. Öyle anlaşılıyor ki İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir. Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur. Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin vicdanının sesi, tarihi sorumluluğunun ve stratejik aklının temsilcisidir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/bahceliden-israile-net-mesaj-turkiye-catisma-arayan-bir-ulke-degildir</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/intro-resim-1300x693-1787305722210.jpg" type="image/jpeg" length="53370"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe ile Konyaspor 51. kez karşı karşıya geliyor]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/fenerbahce-ile-konyaspor-51-kez-karsi-karsiya-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/fenerbahce-ile-konyaspor-51-kez-karsi-karsiya-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’de yarın konuk edeceği Konyaspor ile ligde 51. kez karşı karşıya gelecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig’in 2. hafta maçında Fenerbahçe, yarın saat 21.30’da evinde Konyaspor ile karşılaşacak. Son olarak UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk maçında Lyon ile karşılaşan sarı-lacivertliler geçtiğimiz hafta Ankara’da oynadığı Süper Lig’in ilk maçında Gençlerbirliği’ne 2-1 mağlup oldu. Yeşil-beyazlılar ise sahasında Çaykur Rizespor’a 1-0 yenildi.</p>

<p><strong>51. randevu</strong></p>

<p>Fenerbahçe ile Konyaspor, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 50 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-lacivertliler 38 defa sahadan galip ayrılırken, yeşil-beyazlılar ise 8 kez kazandı. 4 karşılaşma ise berabere sona erdi. Rekabette Fenerbahçe, rakip filelere 131 gol atarken, Konyaspor 52 golle karşılık verdi. Geçtiğimiz sezon ligde oynanan iki maçı da Fenerbahçe farklı (4-0, 3-0) kazanırken, kupada oynanan müsabakada Konya temsilcisi üstünlük sağladı.</p>

<p><strong>Rekabetteki farklı skorlar</strong></p>

<p>İki takım arasında rekabette en farklı skoru Fenerbahçe 10 Ocak 2024’te 7-1’lik sonuçla elde etti. Sarı-lacivertliler, rakibini üç kez 5-1, iki kez 5-2, bir kez de 5-0 mağlup etti. Yeşil-beyazlılar ise en farklı galibiyetini 27 Mayıs 2005’te 4-2’lik skorla aldı.</p>

<p><strong>Talisca’dan 6 maçta 5 gol</strong></p>

<p>Fenerbahçe’nin Brezilyalı oyuncusu Talisca sezona formda başladı. Oynadığı ilk 5 maçta da gol sevinci yaşayan Talisca, bu sezon tamamı 11’de olmak üzere çıktığı 6 maçta 5 gol atarak takımının yeni sezondaki ilk maçlarda skor yükünü çekti. 32 yaşındaki futbolcu, sarı-lacivertlilerin Süper Lig’de 2026-2027 sezonundaki ilk golünü kaydeden isim oldu.</p>

<p><strong>İsmail Kartal ile İlhan Palut, 4. kez rakip</strong></p>

<p>Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal ile Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, 4. kez rakip olacak. İki teknik adam arasında yapılan 3 Süper Lig karşılaşmasında da gülen taraf Kartal oldu. Söz konusu müsabakalarda İsmail Kartal Fenerbahçe’nin başındayken Palut, Konyaspor ve Çaykur Rizespor’u çalıştırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Atilla Karaoğlan düdük çalacak</strong></p>

<p>Fenerbahçe ile Konyaspor arasında oynanacak müsabakada Atilla Karaoğlan düdük çalacak. Karaoğlan’ın yardımcılıklarını Mehmet Kısal ile Bilal Gölen yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Ömer Faruk Gültekin olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/fenerbahce-ile-konyaspor-51-kez-karsi-karsiya-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/intro-resim-1300x693-1787296101207.jpg" type="image/jpeg" length="96308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van’da konut ve inşaat sektöründe dikkat çeken değişim]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/vanda-konut-ve-insaat-sektorunde-dikkat-ceken-degisim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/vanda-konut-ve-insaat-sektorunde-dikkat-ceken-degisim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Van Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Van’da 2026 yılının ikinci çeyreğinde yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi verilen daire sayıları belli oldu. Nisan-Haziran dönemini kapsayan verilere göre kentte yeni yapılaşmaya ilişkin rakamlar dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van’da yılın ikinci çeyreğinde 2 bin 284 daire için yapı ruhsatı düzenlenirken, 683 daire için yapı kullanma izin belgesi verildi.</p>

<p><strong>TRB2 bölgesinde rakamlar belli oldu</strong></p>

<p>Van’ın yanı sıra Muş, Bitlis ve Hakkari’ye ilişkin yapı izin istatistikleri de açıklandı.</p>

<p>2026 yılının ikinci çeyreğinde Muş’ta 2 bin 585 daireye yapı ruhsatı, 597 daireye yapı kullanma izin belgesi verildi. Bitlis’te yapı ruhsatı verilen daire sayısı bin 972, yapı kullanma izin belgesi verilen daire sayısı ise 544 oldu.</p>

<p>Hakkari’de ise aynı dönemde 115 daire için yapı ruhsatı, 5 daire için yapı kullanma izin belgesi düzenlendi.</p>

<p><strong>Yapı ruhsatlarında gerileme yaşandı</strong></p>

<p>Türkiye genelindeki verilere göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 2, daire sayısı yüzde 9,5 ve toplam yüzölçümü yüzde 7,4 azaldı.</p>

<p>Bu dönemde yapı ruhsatı verilen toplam yüzölçümün yüzde 78,2’si belediyeler, yüzde 21,8’i ise diğer yetkili idareler tarafından gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapı ruhsatlarında kullanım amacına göre en yüksek yüzölçümü 37,6 milyon metrekare ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar oluşturdu. Bu yapıları 4,5 milyon metrekare ile sanayi binaları ve depolar takip etti.</p>

<p><strong>Yapı kullanma izinlerinde artış görüldü</strong></p>

<p>Yapı kullanma izin belgesi verilen yapılarda ise geçen yılın aynı çeyreğine göre artış kaydedildi.</p>

<p>2026 yılının ikinci çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı yüzde 13,7, daire sayısı yüzde 10,7, toplam yüzölçümü ise yüzde 5,8 arttı.</p>

<p>Bu dönemde yapı kullanma izin belgesi verilen toplam yüzölçümün yüzde 79,4’ü belediyeler, yüzde 20,6’sı diğer yetkili idareler tarafından verildi.</p>

<p>Kullanım amacına göre en yüksek yüzölçüm payı 19,4 milyon metrekare ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalara ait oldu. Sanayi binaları ve depolar ise 3,6 milyon metrekare ile ikinci sırada yer aldı.</p>

<p><strong>Arındırılmış verilerde ruhsat sayılarında düşüş</strong></p>

<p>Takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 5,1, daire sayısı yüzde 11,4, yüzölçümü ise yüzde 9,4 geriledi.</p>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilerde ise bir önceki çeyreğe göre bina sayısı yüzde 0,3 artarken, daire sayısı yüzde 4,9, yüzölçümü yüzde 2,1 azaldı.</p>

<p>Yapı kullanma izin belgelerinde ise arındırılmış veriler artış gösterdi. Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde bina sayısı yüzde 11,8, daire sayısı yüzde 8,2, yüzölçümü ise yüzde 4,4 arttı.</p>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre de bir önceki çeyreğe kıyasla yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı yüzde 5,4, daire sayısı yüzde 4,8, yüzölçümü ise yüzde 2,8 yükseldi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>NECDET TAM</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>VAN</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/vanda-konut-ve-insaat-sektorunde-dikkat-ceken-degisim</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/24-02-21-insaat.jpg" type="image/jpeg" length="90674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6 yıl önce keşfedildi, bugün 4 milyon haneye ulaşıyor]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/6-yil-once-kesfedildi-bugun-4-milyon-haneye-ulasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/6-yil-once-kesfedildi-bugun-4-milyon-haneye-ulasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz’deki doğal gaz keşfinin üzerinden 6 yıl geçerken, Sakarya Gaz Sahası’nda gerçekleştirilen yeni keşiflerle toplam rezerv 785 milyar metreküpe ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karadeniz’de gerçekleştirilen doğal gaz keşfinin üzerinden 6 yıl geçti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ağustos 2020’de Dolmabahçe’den yaptığı açıklamayla Fatih Sondaj Gemisi’nin Tuna-1 kuyusunda yürüttüğü çalışmalar sonucunda 320 milyar metreküplük doğal gaz keşfedildiğini duyurdu. Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfi olarak kayıtlara geçen keşfin ardından Karadeniz’de yürütülen arama faaliyetleri yeni keşiflerle devam etti. Ekim 2020’de Tuna-1 kuyusundaki çalışmaların tamamlanmasıyla kuyudaki rezerv miktarı 85 milyar metreküplük revizyonla 405 milyar metreküp olarak güncellendi. Karadeniz’de sürdürülen arama faaliyetleri sonraki yıllarda da yeni keşiflerle devam etti. Tuna-1’in ardından Haziran 2021’de Amasra-1, Aralık 2022’de Çaycuma-1 ve Mayıs 2025’te Göktepe-3 kuyularında gerçekleştirilen keşiflerle Karadeniz’deki toplam doğal gaz rezervi 785 milyar metreküpe ulaştı. İlk keşfin ardından Sakarya Gaz Sahası’nın geliştirilmesi için yoğun bir çalışma yürütüldü. Filyos’un yaklaşık 170 kilometre kuzeyinde ve 2 bin 200 metre deniz derinliğinde kurulan Deniz Tabanı Üretim Tesisi ile Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisi arasında 170 kilometrelik boru hattı inşa edildi.</p>

<p>Karadeniz gazı, 20 Nisan 2023’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı törenle karaya ulaştırıldı. İşleme süreçlerinin ardından yerli doğal gaz, 30 Ağustos 2023’te BOTAŞ’ın ulusal doğal gaz iletim şebekesine aktarılarak kullanıma sunuldu. Sakarya Gaz Sahası’nda üretimin başlamasının ardından 12 kuyuya ulaşıldı. 2023 yılından bu yana sahadan üretilen toplam doğal gaz miktarı 6,7 milyar metreküpü buldu. Mayıs 2026 verilerine göre Türkiye’nin toplam doğal gaz üretiminin yüzde 92’si tek başına Sakarya Gaz Sahası’ndan elde edildi.</p>

<p><strong>Hedef 20 milyon metreküp</strong></p>

<p>Sakarya Gaz Sahası Geliştirme Projesi’nde yeni fazların devreye alınmasıyla üretim kapasitesinin kademeli olarak artırılması planlanıyor. Faz-2 kapsamında Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu, 2026’nın son çeyreğinde devreye girecek. Böylece günlük üretim 20 milyon metreküpe çıkacak. Faz-3 kapsamında inşa edilen ikinci yüzer üretim tesisinin 2028 yılında sisteme dahil olmasıyla Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük üretimin 45 milyon metreküpe ulaşacak. Proje kapsamında toplam 54 kuyuya ulaşılması planlanıyor. Türkiye, dünyanın 4. büyük derin deniz sondaj filosuyla arama ve üretim faaliyetlerini hem yurt içinde hem de yurt dışında sürdürüyor. Halihazırda; Abdülhamid Han, Fatih, Kanuni, Yavuz ve filoya son katılan Yıldırım sondaj gemileri Karadeniz’de görev yapıyor. Abdülhamid Han ve Fatih sondaj faaliyetlerini yürütürken Kanuni, Yavuz ve Yıldırım kuyu tamamlama operasyonlarını gerçekleştiriyor. Çağrı Bey Sondaj Gemisi ise Somali’de yürütülen hidrokarbon arama faaliyetleri kapsamında görev yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Karadeniz’deki toplam doğal gaz rezervimizi bugün 785 milyar metreküpe ulaştırdık"</strong></p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, tarihi keşfin 6’ncı yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesaplarından yaptığı videolu paylaşımda, 21 Ağustos 2020’de başlayan sürecin Türkiye’nin enerjide bağımsızlık hedefinde yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirtti. Fatih Sondaj Gemisiyle Tuna-1 kuyusunda gerçekleştirilen 320 milyar metreküplük doğal gaz rezerviyle Cumhuriyet tarihinin en büyük keşfine imza atıldığını belirten Bakan Bayraktar, "Tuna-1’in ardından gerçekleştirdiğimiz yeni keşiflerle Karadeniz’deki toplam doğal gaz rezervimizi bugün 785 milyar metreküpe ulaştırdık. Sakarya Gaz Sahası’nda günlük 9,5 milyon metreküplük üretimle 4 milyon hanemizin doğal gaz ihtiyacını kendi kaynaklarımızdan karşılıyoruz. 2023’ten bu yana toplam 6,7 milyar metreküp doğal gaz üreterek Karadeniz’in bereketini ülkemizin enerji arzına kazandırdık" dedi. Bakan Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretim aşamalarına da dikkat çekerek "Şimdi hedefimiz daha büyük. Osman Gazi Yüzer Üretim Platformumuzla günlük üretimimizi 20 milyon metreküpe, 2028’de devreye alacağımız ikinci yüzer üretim platformuyla 45 milyon metreküpe çıkaracağız. 6 yıl önce keşfettik, bugün üretiyoruz; yarın çok daha fazlasını milletimizin hizmetine sunacağız" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/6-yil-once-kesfedildi-bugun-4-milyon-haneye-ulasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/intro-resim-1300x693-1787299507875.jpg" type="image/jpeg" length="97685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van Gölü’ne giren çocukların saçları sararıyor! Nedeni dikkat çekiyor]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/van-golune-giren-cocuklarin-saclari-sarariyor-nedeni-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/van-golune-giren-cocuklarin-saclari-sarariyor-nedeni-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü’nde yaz tatili boyunca serinlemek için yüzen çocukların saç renklerinin sarıya dönmesi dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Gölü kıyısında yaşayan çocuklar, sıcak yaz günlerinde serinlemek için göle giriyor. Gölün sodalı suyunda uzun süre yüzmenin yanı sıra güneş ışınlarının da etkisiyle çocukların saçlarında renk değişimi meydana geliyor. Yaz boyunca gölde sık sık yüzen çocukların saçları zamanla sarı renge bürünürken, göle daha az giren çocuklarda ise bu değişimin daha sınırlı olduğu görülüyor. Yaz tatili boyunca Van Gölü’nde yüzen çocukların saçlarında oluşan sararma, kentte yaşayanların da dikkatini çekiyor. Çocukların saçlarının yaz aylarında sarıya dönmesi doğal bir değişim olarak gözlemlenirken, göl sezonunun sona ermesiyle birlikte saçların zamanla yeniden eski rengine dönüyor. Van Gölü’nün sodalı suyuyla yaz güneşinin oluşturduğu bu ilginç görüntü, özellikle çocukların saçlarında belirgin şekilde görülürken, ortaya renkli ve dikkat çekici görüntüler çıkıyor.</p>

<p><img alt="V 2-41" class="detail-photo img-fluid" height="480" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/v-2-41.jpg" width="640" /></p>

<p><strong>"4 hafta içerisinde saçları sararıyor"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Van Gölü’nde balıkçılık yapan Ahmet Çıkla, çocukların yaz tatilinde günde bir veya iki kez göle girmesiyle saçlarının kısa sürede sarardığını belirtti. Çıkla, "Yaz aylarında okulların tatil olmasıyla birlikte çocuklarımızın en azından günde bir iki kere suya girmesiyle beraber, 4 hafta içerisinde saçları sararıyor. Bu durum onların da bizim de hoşumuza gidiyor. Çocukların çoğu, saçlarının sararması için genelde göle girmek istiyor" dedi. Saçların toplu şekilde sararmasının özellikle Yaylıyaka Mahallesi’nde daha belirgin görüldüğünü dile getiren Çıkla, "Van Gölü çevresine baktığınız zaman evet, görürsünüz ama tek tük. Ama toplu bir şekilde genelde bizim mahallemizde, Yaylıyaka Mahallesi’nde çocukların saçları sararıyor" diye konuştu. Kendisinin de çocukluğundan bu yana aynı durumu yaşadığını anlatan Çıkla, "Bizim de aynı şekilde, sürekli çocuklarımızla birlikte göldeydik. Saçlarımız o zamandan sararıyordu. Bizim de hoşumuza gidiyordu, ailemizin de hoşuna gidiyordu. Bu süreç, zaman içerisinde suya girmesiyle beraber saçların sararması şeklinde devam ediyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="V 3-5" class="detail-photo img-fluid" height="480" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/v-3-5.jpg" width="640" /></p>

<p><strong>"Sarı saçlarımızı daha çok seviyoruz"</strong></p>

<p>Yaz tatili boyunca Van Gölü’ne girdiklerini belirten çocuklar ise sodalı suyun etkisiyle saçlarının siyah tonlarından sarıya döndüğünü söyledi. Sarı saçlı hallerini daha çok sevdiklerini dile getiren çocuklar, kış aylarında ise saçlarının yeniden eski rengine döndüğünü ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>VAN</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/van-golune-giren-cocuklarin-saclari-sarariyor-nedeni-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/v-1-44.jpg" type="image/jpeg" length="68564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erciş’te gençlere öfke kontrolü eğitimi verildi]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/erciste-genclere-ofke-kontrolu-egitimi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/erciste-genclere-ofke-kontrolu-egitimi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülkü Ocakları Erciş İlçe Başkanlığı tarafından gençlere yönelik ‘öfke kontrolü’ semineri verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından başlatılan proje çerçevesinde tüm Türkiye’de gençlere yönelik eğitim seminerleri verilmeye başlandı. Söz konusu seminerler çerçevesinde Van’ın Erciş ilçesinde Ülkü Ocakları İlçe Başkanlığı bünyesinde gençlere yönelik ‘öfke kontrolü’ semineri verildi. Erciş Eğitim ve Kültür Vakfı ile Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde verilen seminere Ülkü Ocakları Erciş İlçe Başkanı Bilal Koç ve yönetim kurulu üyeleri ile ilçede eğitim gören gençler katıldı. Ocak bünyesinde faaliyet gösteren binadaki toplantı salonunda verilen seminerde Erciş Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünden Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmeni Muhammed Okan Çiçek tarafından gençlere ‘öfke kontrolü’ eğitimi verildi.</p>

<p></p>

<p>Seminerde konuşma yapan Ülkü Ocakları Erciş İlçe Başkanı Bilal Koç, dört yıldır Erciş Ülkü Ocakları İlçe Başkanlığı yaptığını belirterek, "Ocağımızda kitap okuma, halı saha ve bilgi yarışmaları gibi etkinliklerin yanında gençlerimize yönelik eğitim seminerlerimiz de devam ediyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ü 2-19" class="detail-photo img-fluid" height="899" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/u-2-19.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>VAN</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/erciste-genclere-ofke-kontrolu-egitimi-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/u-1-18.jpg" type="image/jpeg" length="90720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van’da okullarda yeni dönem: 812 kişi görevlendirilecek]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/vanda-okullarda-yeni-donem-812-kisi-gorevlendirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/vanda-okullarda-yeni-donem-812-kisi-gorevlendirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okul çevrelerinde güvenliğin artırılmasına yönelik çalışmalar hız kazandı. Bu kapsamda Türkiye genelinde uygulanması planlanan yeni modelle okullarda görev yapmak üzere 30 bin kişinin Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında istihdam edilmesi planlanıyor. Van için belirlenen kontenjan ise 812 kişi oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Okul çevrelerinde güvenlik güçlendirilecek</strong></p>

<p>Yeni uygulamayla okul giriş ve çıkışlarında, bahçelerde ve okul çevresinde yaşanabilecek olumsuzluklara karşı daha hızlı müdahale edilmesi amaçlanıyor. Görevlendirilecek personelin, sorumlu oldukları okullarda meydana gelebilecek acil durumlarda polis veya jandarma birimleriyle hızlı iletişim kurması hedefleniyor.</p>

<p>30 bin kişilik kontenjan, illerin ihtiyaçları dikkate alınarak valiliklere dağıtıldı. En fazla kontenjan İstanbul’a ayrılırken, Ankara, İzmir ve Konya da yüksek kontenjan verilen iller arasında yer aldı. Van’da ise 812 kişinin okul bahçe görevlisi olarak görev yapması planlanıyor.</p>

<p><strong>Başvurularda ikamet şartı aranacak</strong></p>

<p>Uygulama kapsamında görev almak isteyen adayların bazı şartları taşıması gerekiyor. Başvurular yalnızca kişinin ikamet ettiği mahallede bulunan okullar için yapılabilecek. Başka bir mahalledeki okul için başvuru yapılamayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>18 yaşını tamamlamış kadın ve erkek Türk vatandaşlarının başvurabileceği uygulamada adaylar için güvenlik incelemesi yapılacak. Ayrıca başvuru şartları arasında adli sicil kaydına ilişkin kriterlerin de bulunacağı belirtildi.</p>

<p><strong>Başvurular İŞKUR üzerinden yapılacak</strong></p>

<p>Başvuru sürecinin başlamasının ardından adayların İŞKUR e-Şube üzerinden ilanlara ulaşması bekleniyor. Sisteme T.C. kimlik numarası ve şifreyle giriş yaptıktan sonra “Toplum Yararına Programlar” ve “TYP Arama” bölümlerinden Van’da yayımlanacak ilanlar takip edilebilecek.</p>

<p>Adaylar, ikamet ettikleri ili seçerek kendileri için uygun ilanlara başvurabilecek. Başvuruların İŞKUR’un yanı sıra e-Devlet ve ALO 170 kanalları üzerinden de gerçekleştirilebileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CEBRAİL  TEMUR</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>VAN</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/vanda-okullarda-yeni-donem-812-kisi-gorevlendirilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/g-23.jpg" type="image/jpeg" length="69177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vanspor’dan kadroya çifte takviye]]></title>
      <link>https://www.vanulusalajans.com/vanspordan-kadroya-cifte-takviye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vanulusalajans.com/vanspordan-kadroya-cifte-takviye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig’de yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Vanspor, transfer çalışmalarında hız kesmiyor. Kırmızı-siyahlı ekip, kadrosunu iki yeni oyuncuyla güçlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vanspor, Erzurumspor’dan kanat oyuncusu Furkan Özhan ile Amedspor’dan Celal Hanalp’ı renklerine bağladığını açıkladı.</p>

<p>Furkan Özhan kiralık olarak geldi</p>

<p>Vanspor’un yeni transferlerinden Furkan Özhan, 2026-2027 sezonunda kırmızı-siyahlı formayı kiralık olarak giyecek. Erzurumspor’da görev yapan kanat oyuncusuyla 1 yıllık kiralık sözleşme imzalandı.</p>

<p>Özhan’ın Vanspor’daki sözleşmesinin 30 Haziran 2027 tarihine kadar devam edeceği belirtildi.</p>

<p><img alt="Vanspor 2" class="detail-photo img-fluid" height="680" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/vanspor-2.jpg" width="544" /></p>

<p>Celal Hanalp Vanspor’da</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırmızı-siyahlı ekibin kadrosuna kattığı bir diğer isim ise Celal Hanalp oldu. Geçtiğimiz sezon Amedspor forması giyen tecrübeli oyuncuyla 1 yıllık anlaşma sağlandı.</p>

<p>Vanspor yönetimi, Hanalp’ın tecrübesi ve mücadele gücüyle yeni sezonda takıma önemli katkı sunmasını bekliyor.</p>

<p>Vanspor’da transfer mesaisi devam ediyor</p>

<p>Yeni sezon öncesinde kadrosunu güçlendirmeye devam eden Vanspor, Özhan ve Hanalp transferleriyle birlikte takıma iki önemli takviye daha yaptı.</p>

<p>Trendyol 1. Lig’de iddialı bir sezon geçirmek isteyen kırmızı-siyahlı ekibin, transfer döneminin kalan bölümünde de kadrosuna yeni oyuncular katmak için çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="Vanspor 1-1" class="detail-photo img-fluid" height="680" src="https://vanulusalajanscom.teimg.com/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/vanspor-1-1.jpg" width="544" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ŞİLAN HACIYUSUFOĞULLARI</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>VAN</category>
      <guid>https://www.vanulusalajans.com/vanspordan-kadroya-cifte-takviye</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vanulusalajanscom.teimg.com/crop/1280x720/vanulusalajans-com/uploads/2026/08/vanspor-nazilli.jpg" type="image/jpeg" length="20251"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
