Van Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Nayif Süer, bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasına ilişkin önemli talepleri gündeme taşımak amacıyla Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli ile bir araya geldi.
Ziyarete Doğubayazıt Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cemal Can, Erciş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Muhammet Murat İzgi, Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Özdemir ile bölgedeki çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.
Heyet, Türkiye’de birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi, toplumsal huzurun tesis edilmesi ve kardeşlik hukukunun pekiştirilmesine yönelik çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Bahçeli’ye teşekkürlerini iletti.
Van’ın sorunları dosya halinde sunuldu
Görüşmede Van’ın ve bölge illerinin ekonomik kalkınmasının önündeki temel sorunlar ayrıntılı şekilde ele alındı. Van Ticaret Borsası tarafından hazırlanan, kentin öncelikli sorunları ile çözüm önerilerini içeren kapsamlı rapor da Başkan Nayif Süer tarafından Bahçeli’ye sunuldu.
Süer, özellikle ulaşım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek Van’ın demiryolu ağına doğrudan bağlanması, Van-Şırnak kara yolunun tamamlanması ve bölgedeki hayvancılığın desteklenmesi amacıyla Et ve Süt Kurumu’nun daha etkin bir yapıya kavuşturulması taleplerini gündeme getirdi.
“Van demiryoluna doğrudan bağlanmalı”
Görüşmenin öne çıkan başlıklarından biri Van’ın demiryolu bağlantısı oldu.
Van ile Tatvan arasında doğrudan demiryolu bağlantısı bulunmadığını belirten Süer, mevcut sistemde yük ve yolcu taşımacılığında Van Gölü geçişinin tren feribotları aracılığıyla sağlandığını ifade etti.
Tatvan’a ulaşan yük vagonlarının feribotlarla Van’a taşındığını, Van’dan sonra demiryolu hattının Özalp ve Kapıköy üzerinden İran sınırına kadar uzandığını belirten Süer, bu durumun Van’ın ulaşım ve ticaret potansiyelini sınırladığını söyledi.
Ankara’dan hareket eden Van Gölü Ekspresi’nin Tatvan’da son bulduğunu hatırlatan Süer, Van’ın doğrudan yolcu demiryolu ulaşımının dışında kaldığını belirterek, Van-Ahlat-Tatvan güzergâhını kapsayacak yeni bir demiryolu bağlantısının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ankara-Van tren hattı turizme yeni bir soluk getirecek
Süer, Tatvan-Ahlat-Van demiryolu bağlantısının kurulması halinde Ankara’dan hareket eden Van Gölü Ekspresi’nin Van’a kadar ulaşmasının mümkün olacağını belirtti.
Böyle bir hattın yalnızca ulaşımı kolaylaştırmayacağını vurgulayan Süer, Ankara ve batı illerinden gelecek ziyaretçilerin Van’da konaklamasının ve kentin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini daha yakından tanımasının önünün açılacağını söyledi.
Ahlat’ın tarihi mirası ile Van’ın sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin aynı demiryolu güzergâhında buluşturulmasının Van Gölü havzası turizmine önemli katkı sağlayacağını belirten Süer, demiryolu yatırımıyla birlikte yaz turizminin yanı sıra kış turizminin de canlanabileceğine dikkat çekti.
Demiryolu ticaretin de önünü açacak
Van’ın doğrudan demiryolu ağına bağlanmasının turizmin yanı sıra ticaret açısından da stratejik önem taşıdığını belirten Süer, feribotlarla gerçekleştirilen yük taşımacılığının doğrudan demiryolu bağlantısıyla daha hızlı ve düzenli hale gelebileceğini ifade etti.
Bu bağlantının Van’ın üretim, ithalat ve ihracat kapasitesine katkı sunacağını belirten Süer, Van’ın Özalp-Kapıköy üzerinden İran’a uzanan demiryolu hattı üzerindeki konumunun da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Süer, Van-Tatvan bağlantısının kurulmasıyla Van’ın Türkiye ile İran arasındaki ulaşım ve ticaret koridorundaki stratejik konumunun daha da güçleneceğini dile getirdi.
Van-Şırnak yolu için tamamlanma çağrısı
Görüşmede gündeme gelen bir diğer önemli başlık ise Van-Şırnak kara yolu oldu.
Süer, yolun tamamlanmasıyla Van’ın Irak ve Ortadoğu pazarlarına daha kolay erişebileceğini belirterek, bunun kentin ticaret hacmine, üretimine ve ekonomik hareketliliğine doğrudan katkı sağlayacağını söyledi.
Irak’ın Van açısından önemli bir pazar olduğunu vurgulayan Süer, ulaşım altyapısındaki eksiklikler nedeniyle bu pazardan yeterince yararlanılamadığını ifade etti.
Van-Şırnak yolunun tamamlanmasının bölgesel ticaretin yanı sıra turizm açısından da önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Süer, kentin bölgesel ve uluslararası pazarlara erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Hayvancılık için Et ve Süt Kurumu’na daha aktif görev
Toplantıda Van, Bitlis ve Hakkari’nin hayvancılık potansiyeli de gündeme geldi.
Van’ın yaklaşık 3,5 milyon küçükbaş hayvan varlığıyla Türkiye’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olduğunu belirten Süer, Hakkari’de yaklaşık 688 bin, Bitlis’te ise 843 bin küçükbaş hayvan bulunduğunu ifade etti.
Bölgenin geniş mera varlığına da dikkat çeken Süer, Van ve çevre illerde hayvancılığın sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için üreticinin güçlü ve güvenilir bir pazara ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Bu noktada Et ve Süt Kurumu’nun bölgede daha etkin rol üstlenmesini isteyen Süer, kurumun üreticiden makul fiyatlarla alım yaparak sektöre güven vermesi gerektiğini belirtti.
“Üretici güvenli bir pazara kavuşmalı”
Süer, Et ve Süt Kurumu’nun Toprak Mahsulleri Ofisi modeline benzer şekilde bölgede alım garantisi sağlamasının hayvancılık sektörüne önemli katkı sunacağını ifade etti.
Van, Bitlis ve Hakkari’de üreticiden düzenli ve makul fiyatlarla hayvan alımı yapılmasının hem üreticiyi rahatlatacağını hem de hayvan varlığının kayıt altına alınmasına katkı sağlayacağını belirten Süer, hayvanların başka illere gönderilmesi yerine bölge içinde değerlendirilmesinin ekonomik açıdan da önemli olduğunu söyledi.
Süer, üreticinin desteklenmesi, hayvan varlığının artırılması ve hayvancılığın sürdürülebilir hale getirilmesi için Et ve Süt Kurumu’nun bölgedeki etkinliğinin artırılması gerektiğini vurguladı.
Bölge için “pozitif ayrımcılık” talebi
Van, Bitlis ve Hakkari’nin genç nüfus yapısına da dikkat çeken Süer, bölgenin sahip olduğu genç ve üretken nüfusun ekonomik kalkınmanın önemli bir unsuru olduğunu belirtti.
Tarım ve hayvancılık başta olmak üzere üretim yapan geniş bir kesimin bulunduğunu ifade eden Süer, bölgenin kendine özgü iklim koşulları ve pazara erişim sorunları nedeniyle mevcut teşviklerin artırılması gerektiğini söyledi.
Süer, Van ve bölge illerinin kalkınma sürecinde özel olarak desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Bölgemizin genç nüfus potansiyeli oldukça yüksek. Üretim yapan, hayvancılık ve tarımla uğraşan önemli bir nüfus kitlesine sahibiz. Elbette tarım ve hayvancılığa yönelik destekler var. Bu destekler için ayrıca teşekkür ediyoruz. Ancak bölgenin kendine özgü şartları, özellikle iklim koşulları ve pazara erişimde yaşanan sorunlar göz önünde bulundurulduğunda, Van ve bölge illerimize pozitif ayrımcılık yapılmasını talep ediyoruz.” dedi.
Süer’den Erdoğan ve Bahçeli’ye teşekkür
Ziyarette toplumsal bütünleşme ve kardeşlik hukukunun güçlendirilmesine yönelik çalışmalar da değerlendirildi.
Başkan Nayif Süer, Türkiye’de toplumsal huzurun, birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi yönündeki çabalara dikkat çekerek sürece katkı sunan herkese teşekkür etti.
Süer, süreci başlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkürlerini ileterek, Van Ticaret Borsası Yönetim Kurulu ve Meclisi olarak toplumsal birlik, beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları desteklediklerini ifade etti.
Bahçeli’ye Van kilimi hediye edildi
Ziyaretin sonunda Başkan Nayif Süer tarafından Devlet Bahçeli’ye Van’ın önemli kültürel değerlerinden biri olan geleneksel Van kilimi takdim edildi.
Van kiliminin üzerindeki motiflerin yüzyıllardır taşıdığı anlamlara dikkat çeken Süer, kilimin annelerin ve genç kızların el emeği ve göz nurunu yansıtan önemli bir kültürel miras olduğunu belirtti.
“Van için çalışmaya devam edeceğiz”
Ziyaretin ardından değerlendirmede bulunan Nayif Süer, Van’ın ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunacak çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
Süer, Van Ticaret Borsası olarak üyelerin, üreticilerin ve çiftçilerin sorun ve taleplerini ilgili kurumlara ve karar alıcılara aktarmaya devam edeceklerini ifade ederek, kentin öncelikli sorunlarının çözümü için kamu kurumları, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.





